banner53

Gelecek 20 Yılda Binalar Böyle Olacak

İzmir Ekonomi Üniversitesi'nden (İEÜ) mimarlar; ev içerisinde farklı bölümler oluşmasına imkan sağlayacak sürgülü (raylı) duvar sisteminin gelebileceğini, asansörlerin bina dışına alınmasının mümkün olduğunu, geniş balkonlu evlerin yeniden rağbet görebileceğini ve “ortak ofis” kavramının daha da gelişebileceğini aktardı.

Gelecek 20 Yılda Binalar Böyle Olacak

İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burkay Pasin, Öğretim Görevlileri Michael Edward Young ve Şeref Alpago, pandemi ve depremle birlikte yaşanılan mekanların ne kadar önemli olduğunun bir kez daha anlaşıldığını söyledi.

TASARIM KOMİSYONLARI KURULABİLİR

Kentsel anlamda yaşanan değişimin bütüncül olarak ele alınması gerektiğini belirten Doç. Dr. Pasin, “Küresel bir problem olan pandeminin, yerel yansımaları da oldu. Buna, bir de deprem eklendi. Önümüzdeki süreçte, yeni tarzda kentlerin oluşması kaçınılmaz.

Sağlıklı bir süreç için bütünsel bir bakış açısı oluşturulmalı. Sadece gösterişli ya da sağlam yapılar yapmak yeterli değil. Bütüncül baktığımızda; işlevsellik, estetik ve dayanıklılık bir arada olmalı. Son dönemde birçok ülkede, deprem anında can güvenliğini artıracak, hatta yıkım anında bina içinde güvenli bölümlerin oluşmasına ilişkin senaryolar üzerinde duruluyor.

Örneğin, binadaki duvarların olası bir yıkım anında nereye doğru ya da nasıl yıkılabileceği bile, bir planlama konusu. Tüm bunlar, mimari yönden değişimi de beraberinde getirebilir. İzmir’de, depremden sonra birçok binanın yenilenmesi gerektiği bir kez daha görüldü. Yerel yönetimler, ortak aklı temel alan, ‘Tasarım Komisyonları’ kurabilir. Birçok kurum gibi üniversiteler de bu sürece katılabilir” dedi.

ORTAK OFİSE İLGİ DAHA DA ARTABİLİR

Birçok kişinin evden çalışmaya alıştığını, günün neredeyse tamamını evinde geçirdiğini dile getiren Michael Edward Young ise, “Mimari tasarımın insan hayatındaki önemini, pandemi sürecinde çok net gördük.  Artık ofisler de evlere taşındı. Birçok kişi, ofise ihtiyaç olmadığını keşfetti.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), coworking denilen (ortak ofis) kavramı oldukça ilgi toplamaya başladı. Bu sistemde, ortak bir alan tutuluyor. Kişilerin sekreteri de ortak oluyor. Siz istediğiniz zaman buraya gelip toplantı yapabiliyorsunuz ya da tek başınıza çalışabiliyorsunuz.

Türkiye’de de gelecek dönemde ‘ortak ofis’ kavramı daha da gelişebilir. Ayrıca, Birleşmiş Milletler’in verilerine göre 2050 yılında Türkiye’deki nüfusun yüzde 85.7’si, kentlerde yaşayacak. Bu oran, şu anda yüzde 76 civarında. Kentleşme oranının artması, mutlaka üzerinde durulması gereken bir konu. Bu tablo, sağlıklı bir kentleşme için şimdiden harekete geçilmesi gerektiğini gösteriyor” diye konuştu.

ORTAK TERAS DÖNEMİ

Öğretim Görevlisi Şeref Alpago, evde geçirilen sürede yaşanan zorluklara dikkat çekerek, “Bir otele gittiğinizde, büyük bir balo salonu görüyorsunuz. Ancak araya kapılar konabiliyor ve mevcut alanda ayrı ayrı bölümler oluşabiliyor.

Bu sistemi, eve kurmak imkansız değil. Buna uygun bir tasarım oluşturursanız, evde de sürgülü (raylı) duvarlar yapmak mümkün. Pandemi sürecinde evde 3-4 kişinin aynı anda çalışmak zorunda kaldığını, internete girdiğini, sesli çalıştığını (ders ya da iş) düşünürsek, bu durum oldukça kullanışlı olabilir.

Kuşkusuz, en önemli konulardan biri de hijyen. Asansörler, bu açıdan biraz tehlikeli. Ben, asansörlerin bina dışına da yapılabileceğini düşünüyorum. Apartmanın dışında yapabileceğimiz çelik asansörler, hem kolaylıkla hava alabilir hem de kullanışlı olabilir.

Bir diğer konu da açık alan ihtiyacının artması. Örneğin, yeni yapılan binalarda, 3-4 daireye özel ortak teraslar da kullanılabilir. İnsanlar, balkona çıkmanın yanı sıra ortak terasları kullanarak daha keyifli zaman geçirebilir, sosyalleşebilir. Bu gibi yenilikler, önümüzdeki süreçte hayatımıza girebilir” dedi.  

Güncelleme Tarihi: 07 Ocak 2021, 13:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER