Burak Özgen: Türkiye'de Çalışır Durumda Yangın Alarm Sistemi Çok Az!

Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Burak Özgen, Türkiye’de aktif olan yangın alarm ve söndürme sistemi oranının çok düşük olduğunu söyledi. Özgen, "Özellikle gökdelen ve tarihi binalarda bu sistemlerin çalışmaması, faciayı beraberinde getirme olasılığı yüksektir" dedi.

Burak Özgen: Türkiye'de Çalışır Durumda Yangın Alarm Sistemi Çok Az!

Olası bir yangın sırasında binadaki can ve mal kaybını en aza indirgemek için kullanılan yangın algılama ve uyarı sistemleri, özellikle binanın kör noktalarında çıkan yangınların erken fark edilip söndürülmesinde büyük katkı sunuyor. Bu sistemlerin aktif olması, olası birçok yangına büyümeden müdahale edilmesini sağlıyor.

Türkiye’deki birçok yangın algılama ve söndürme sisteminin bakım yapılmaması, odada sigara içilmesi gibi nedenlerle çalışır vaziyette bulunmadığını belirten Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Burak Özgen, bu sistemlerin denetimlerinin yeterince yapılmadığını söyledi.

Yangın algılama ve uyarı sistemlerinin işlevine değinen Özgen, "Bu sistemleri meydana gelebilecek bir yangını engellemek amaçlı değil, yangın oluştuktan sonra bunu bir an önce algılayıp ardından gerekli tahliye işlemlerinin yapılabilmesi için kullanıyoruz. Türkiye'de binaların yangından korunması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin atıfta bulunduğu 54- 14 standardı üzerinden biz yangın ve gaz algılama sistemlerinin projelendirilmesini ve uygulamasını yapıyoruz. Yönetmelikte de gerek konutlar için, gerek endüstriyel tesisler ve iş merkezleri için birçok alanda yangın algılama sistemlerinin kullanılması zorunlu. Kurulan yangın algılama sistemlerinde işletilmesi, bakım ve arızaların takip edilmesi de yönetmelikler çerçevesinde zorunlu" dedi.

'BELLİ PERİYOTLARDA BAKIMLARININ YAPILMASI GEREKİYOR'

Yangın algılama ve söndürme sistemlerinin bakımlarının çok önemli olduğunu dile getiren Özgen, "Yangın algılama sistemlerinin standart yönetmeliklere göre projelendirilip uygulamasının yapıldıktan sonra belli periyotlarda bakımının da yapılması gerekiyor. Genel olarak, 'Bize bir şey olmaz, başımıza bir şey gelmez' mantığıyla hareket ettiğimiz için bu sistemlerin bakımından uzak duruyoruz. Kolayımıza gelen olası asılsız bir ihbarın ardından sistemi kapatarak sorunları halının altına gömüyoruz. Bu çok yanlış bir uygulama. Çünkü yangın algılama sistemlerini bir binada hayatımız boyunca belki bir sefer kullanacağız. Bu bir defa da sistemin çalışır vaziyette tutulması gerekiyor. Birçok yaşanmış örneği var" diye konuştu.

'20 EVİN YALNIZCA 1’İNDE AKTİF OLARAK ÇALIŞIYOR'

Aktif olan yangın algılama ve söndürme sisteminin oranının çok düşük olduğunu söyleyen Özgen, "Konutlarda bu sistemler aktif olarak çalışmıyor. 20 konutun belki 1'inde çalışıyordur. Kurumsal yapıdaki endüstriyel tesislerdeki bu sistemlerin bakımları ya yetkili servisler tarafından, ya da tesisin kendi teknik ekibi tarafından yapılıyor. Endüstriyel tesislerde de yüzde 10 seviyede bakım yapıldığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

'GÖKDELENLER İÇİN AYRI BİR ÖNEM TAŞIYOR'

Bu sistemlerin yüksek katlı binalar için ayrı bir önem taşıdığını belirten Özgen, "35'inci katta bir yangın çıktığı zaman aktif çalışan bir yangın algılama sistemi yoksa ortamda bir kaos olacaktır. Dışarıdan bir alev topu görüldüğü zaman insanlar yangının farkına varacaktır. Dolayısıyla bir kaos ortamı, kaçışmada bir izdiham ortamı, itfaiyeye geç haber gittiği için yangına müdahalede bir gecikme söz konusu olacaktır. Ancak aynı binada standartlara ve yönetmeliklere uygun olarak çalışan bir yangın algılama sistemi tahsis edilmiş olsaydı, kaçış planları daha önceden yapılacağı için bir izdiham ortamı oluşmayacak. İtfaiyeye daha erken haber gidip, itfaiyenin müdahale hızı artacaktır" dedi.

'TARİHİ BİNALARDAKİ SİSTEMLER DAHA HASSAS AYARLANMALI'

Bu sistemlerin tarihi binalarda aktif olarak kullanılması gerektiğini vurgulayan Özgen, "Dünyada en fazla tarihi eseri barındıran bir coğrafyadayız. Buralardaki yangın algılama sistemlerinin normal sistemlerden daha farklı olması gerekir. Dumanı daha erken algılayıcı, alev dedektörleri gibi daha hassas algılayıcıların kullanılarak yangını daha ilk oluştuğu aşamalarda yakalayabilecek ve müdahaleyi bir an önce yapabilecek sistemlerin kullanılması gerekir. Çünkü tarihi binalarda can kaybının yanı sıra tarih kaybı da yaşanacağı için buralara daha fazla önem verilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

'BİRÇOK YANGIN MERDİVENİNİN KAPISI KİLİTLİ'

Yangın merdivenlerinin amacına uygun kullanılmadığını da belirten Özgen, "Yangın algılama sistemindeki can kurtarıcı en önemli nokta yangın merdivenleri. Bundan 3-4 yıl önce Adana'da çıkan bir yangında evlatlarımızı kaybettik. Bizde genelde yangın merdivenleri sigara içme alanı olarak, yurtlarda, okullarda, kaçış alanı olarak kullanıldığı için işletmeciler veya yöneticiler tarafından kilitleniyor. Bu insanları ölüme terk etmek gibi bir durum oluyor. Yangın merdivenlerinin kapısının sürekli açık olması gerekiyor" dedi.
 

YORUM EKLE