banner53

Berat Albayrak: İstanbul Finans Merkezi İnşaatı 2022 Sonunda Bitecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Finans Merkezi'nin, Türkiye'nin değişen ve dönüşen yeni finansal mimarisinin en önemli yapı taşı olacağını belirterek, "2021 sonu, 2022 başında projenin inşaat kısmını bitirecek kısmı son sürat başlatacağız. Tahmin ediyorum 2020 yılı içinde yasal düzenlemeleri, teşvik mekanizmalarını ve düzenleyici altyapıları çok hızlı şekilde bitiririz." dedi.

Berat Albayrak: İstanbul Finans Merkezi İnşaatı 2022 Sonunda Bitecek

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Finans Merkezi'nin, Türkiye'nin değişen ve dönüşen yeni finansal mimarisinin en önemli yapı taşı olacağını belirterek, "2021 sonu, 2022 başında projenin inşaat kısmını bitirecek kısmı son sürat başlatacağız. Tahmin ediyorum 2020 yılı içinde yasal düzenlemeleri, teşvik mekanizmalarını ve düzenleyici altyapıları çok hızlı şekilde bitiririz." dedi.

Albayrak, İstanbul Finans Merkezi'ndeki bir gökdelen inşaatında gerçekleştirilen A Para ve A Haber ortak yayınında, ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dünyadaki gelişmelerden etkilenmemenin mümkün olmadığını dile getiren Albayrak, Türkiye'deki ekonomi politikaları ve finansal mimarinin, dış ilişkiler, siyaset ve şoklardan minimum etkilenecek şekilde güçlü bir altyapıya kavuşması gerektiğini söyledi.

Gelecek yıllardaki gelişmelerden, dünyadaki her ülkenin olduğu gibi Türkiye'nin de etkilenebileceğine işaret eden Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

"Bundan dolayı alt parametreleri ve dengeyi koruyacak şekilde yürüyeceğiz. Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkenin olmazsa olmaz motivasyon dinamiklerinin başında, büyüme geliyor. Bu büyüme, değişimle güçlendirilmiş büyüme. Büyümenin iki önemli argümanı dediğimiz üretim ve nüfus açısından bakıldığında, Türkiye bu iki alanda da rekabet ettiği pazarların birçoğundan çok daha avantajlı konumda." 

"Elimiz çok daha güçlü"

Albayrak, Türkiye'yi farklı şekilde ayrıştıran unsurların başında, bulunduğu coğrafyadaki bölgesel, siyasi ve güvenlikle ilgili risklerin geldiğine dikkati çekerek, "Bunlardan hep etkilendik ve farklı sıkıntılar yaşadık. Son 1 yılda uyguladığımız para ve maliye politikalarını, tüm dengelenme süresince çok hassas ve koordineli şekilde yönettik. Önümüzdeki 4 yıl, iç ve dış olası dalgalanmalar açısından elimiz çok daha güçlü." diye konuştu.

En kötü senaryoya karşı hazır olunması gerektiğini kaydeden Albayrak, bu nedenle A,B, C ve D planlarının hazır olmasının önemine işaret etti. 

Albayrak, son 1 yılda yapısal açıdan çok önemli ve güçlü değişikliklere imza attıklarını belirterek, bu adımların semerelerinin net şekilde görüleceğini ifade etti.

Türkiye'nin geçen yılki kırılganlıklara göre çok daha konforlu bir alanda olduğunu vurgulayan Albayrak, ülkenin bir daha benzer kırılganlıklara maruz kalmaması adına elde edilen kazanımlardan hiçbir şekilde geri atmayacaklarını söyledi.

"Finans Merkezi gurur verici"

Albayrak, İstanbul Finans Merkezi'nin, mimari açıdan gurur veren bir proje olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

"2021 sonu, 2022 başında projenin inşaat kısmını bitirecek kısmı son sürat başlatacağız. Tahmin ediyorum 2020 yılı içinde yasal düzenlemeleri, teşvik mekanizmalarını ve düzenleyici altyapıları çok hızlı şekilde bitiririz. İstanbul Finans Merkezi, Türkiye'nin değişen ve dönüşen yeni finansal mimarisinin en önemli yapı taşı olacak. Proje, çok kritik bir zamanda çok kritik bir rol ifa edecek." 

"Yabancı ilgisinin arttığını gözlemlememiz doğal"

Yabancı yatırımcının Türkiye'ye yönelik algısının iyileşmesine ilişkin de konuşan Albayrak, seçim ikliminin bitmesiyle siyasi belirsizlik ortamının geride kalmasının bu açıdan etkili olduğunu söyledi.

Albayrak, yeni sistem ve ekonomi yönetiminin kredibilite inşası sürecinin de geride kaldığına işaret ederek, "Son bir yıldır ekonomi yönetiminin ortaya koyduğu performansın da bu pozitif süreçte etkisi var. Özellikle son 3-4 aydaki küresel olumsuz iklime rağmen Türkiye'nin pozitif ayrışması önemli bir husus. Baz etkileriyle birlikte Türkiye varlıklarının pozitif bir şekilde çok daha güçlü ayrışacağı bir döneme girmemizle yabancı ilgisinin daha da arttığını gözlemlememiz doğal." dedi.

Mayıs ayından bu yana borsa performansı ile bono ve tahvil fiyatlarındaki iyileşmelerin pozitif ayrışmayı teyit ettiğini anlatan Albayrak, piyasada kredi faiz oranlarının da yüzde 25-26 seviyelerinden yüzde 11-12 civarına düştüğünü dile getirdi. 

Cari açıkta azalmanın ve ithalatta düşmenin yaşandığı yılları takip eden süreçlerde yıllık ortalama yüzde 1 büyüme için yüzde 1,6'lık bir ithalat artışı ortaya konulduğunu kaydeden Albayrak, "Yüzde 5'lik büyümeden bahsediyorsanız yüzde 8'lik bir ithalat artışı ve bunun finansmanıyla ilgili denge gözetmeniz gerekiyor. Biz de YEP'e temkinli bir çerçevede baktık ve ithalatta yüzde 11’in üzerinde bir artış öngördük." diye konuştu.

Albayrak, ihracat açısından değerlendirildiğinde de Türkiye'nin, demir-çelikte yaşanan sıkıntılar, vergi artışları, kotalar, Avrupa ve ABD özelinde ihracatı baskılayan olumsuz gelişmelere rağmen bu alanda yıl içinde iyi bir performans sergilediğine dikkati çekti.

"Avrupa Birliği dışındaki pazarlarda ihracatımız ciddi artış yakaladı"

"Kur yükseldiği için firmaların stoklarından faydalandıklarını, bu nedenle stoklar bitince ithalatın yeniden artacağı ve bu yüzden cari dengenin olmayacağı" şeklindeki değerlendirmelere de değinen Albayrak, şu ifadeleri kullandı:

"Bu ay cari denge açısından önemli bir aydı. Fiyat rekabetinden dolayı yüzde 3-5 ihracat artışı olsa da miktar bazında yüzde 15-20'lik artışı yakaladığımız ve ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 85-90 bandında devam ettiğini gördüğümüz çok kritik bir ay oldu. Son bir yılda 4-5 önemli değişim yaşadık. Rekabetçi kurun oluşturduğu iklimden dolayı ihracatımız küresel piyasalarda avantajlı bir konuma geçti. Avrupa Birliği dışındaki pazarlarda ihracatımız ciddi artış yakaladı. İnşaat sektörünün içerideki yavaşlaması yan sanayi ve ürünlerine bağlı ihracata yönelinmesiyle alternatif pazarlar gelişti. İthalatın iç piyasa ikamesi olabilecek pazarlarla alakalı alanlarda ciddi bir şekilde düştüğüne şahit olduk. Bunun yanında turizm açısından eylem, politikalar ve başarılı bir saha yönetimiyle, rekabetçi bir şekilde görülen turizm gelirlerindeki artışla bu süreci oluşturduk."

Albayrak, cari dengenin kademeli olarak sağlandığını belirterek, dünyada enerjide dışa bağımlı olsa da katma değerli dönüşümle bunu sağlayan örnekler bulunduğunu ve Türkiye'nin de bu değişimi gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER