Yatırımcıların Yeni Rotası Arsa ve Arazi  

Pandemi sonrası hem dünyada hem de Türkiye'de doğa ile iç içe yaşama özlemi duyanlar, şehirden köye doğru bir akım başlattı. Köy hayatına rağbetin artması, emlak piyasasını da etkiledi.

Yatırımcıların Yeni Rotası Arsa ve Arazi  

Koronavirüs vakaları ilk ortaya çıktığında hastalık küresel bir sağlık sorunuyken, ilerleyen zamanlarda gördük ki pandemi hayatlarımızı sadece sağlık anlamında değil, pek alanda değiştirdi.

Hayata bakış açımızdan, yaşadığımız şehirlere ve hatta yaptığımız işlere kadar köklü bir değişim geçirdik.

Özellikle sosyal mesafemizi korumamız gereken bu günlerde, radikal kararlar alarak evlerimizi de daha sakin yerlere taşıma planları yapmaya çalıştık.

Büyükşehirlerden tersine göçü, son 1,5 yıl içinde oldukça hızlı bir şekilde yaşamış olduk.

Eskiden köylerini, kasabalarını terk edip, iş bulmak umuduyla 'taşı toprağı altın' denilen büyükşehirlere gelen insanlar, şimdilerde köylerine göç etmek için çaba harcıyor.

Gidecek bir köyü olanlar elbette daha şanslı, peki olmayanlar? 

Bu dönemde uzmanlara tersine göçün emlak piyasasını nasıl etkilediğini, ev ve arsa fiyatlarını, gelecekte bizleri nelerin beklediğini, kendine ev yapan ya da arsa satın alanlara ise neler yaşadıklarını sorduk...

Muğla, Aydın ve İzmir'e Talep Çok Yüksek 

Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Kurucu Başkanı Hakan Akdoğan

Türkiye’de pandemiyle birlikte şehirlerden köylere talep arttı. Siz bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Pandemi sonrasında uzaktan çalışma modellerinin uygulamaya geçmesiyle böyle bir hareketlilikten bahsedebiliyoruz. Özellikle Muğla, Aydın, İzmir gibi illerimize talep oldukça yüksek.

Ayrıca 65 yaş üstü ve büyükşehirlerde yaşayan bazı vatandaşlarımız da bu konuda istekli oluyorlar. Yazlıkların sadece sezonlarda değil, uzun süreli ve kalıcı olarak kullanılabildiğini ifade edebiliriz.

Yaşama bakış açımız ve sağlığın kıymeti, bu noktada yaşam tercihlerimizi de etkiledi.

Yatırımcıların Yeni Rotası Arsa ve Arazi  

Uzun zamandır önümüzde bir İtalya örneği var. Kırsaldaki evlerini 1 euro gibi bir değere satışa çıkararak insanları şehirlerden sakin sessiz köylere yönlendiriyorlar. Böylelikle orada da bir kalkınma yaratılıyor ve köyler canlanıyor. Sizce bizim ülkemizde de böyle atılımlar olabilir mi? Olursa bunun dönüşleri nasıl olur?

Pandemi sonrasında yatırımcıların yeni rotası arsa ve arazi oldu. Pandemi ile ofis ve yaşam tarzlarının değişmesi, açık hava ihtiyacı, ortak yaşamdan sıyrılma müstakil parsellere talebi artırdı. 2020 son çeyreğinden itibaren konut satışlarında yaşanan azalmanın aksine arsa, arazi yatırımlarında ciddi artışlar söz konusu.

Ancak bizde nüfus artışı devam ettiği için buna benzer çok ucuz alternatiflerin üretilmesi mümkün görünmüyor. Ayrıca göç edenler tarım ve hayvancılık kapsamında büyük faaliyetler yerine hobi amaçlı bazı faaliyetlere odaklılar. Bizde İtalya’daki gibi bir durum belki tarım ihtiyaçlarının artması sonrasında daha çok gündemde olabilir.

Planları Olanlar Bunu Öne Çekti 

Şu günlerde köylerle bağlantısı olan insanlar da göç ediyor, büyükşehirlerden hiç ayrılmamış ama sakinlik isteyen insanlar da...

Sizce bu bir dönem mi yoksa artık büyükşehirlerden kırsala doğru ciddi ve kalıcı bir akın mı var?

Sadece planı olanlar bunu öne çektiler diyebiliriz. Ancak hâlâ birçok iş yerinde uzaktan çalışma modeli uygulanmıyor.

Ayrıca çocuklarının eğitim ya da ticari faaliyetleri devam edenler için kalıcılık zor görünüyor. Öyle görünüyor ki yaşlı ebeveynler için uzun süreli konaklamalar devam edecek.

Şehre Yalın Kaçış Noktalarındaki Artış Ortalamanın Üstünde 

Bu talep köylerdeki emlak piyasasını nasıl etkiledi?

Pandemi ile köy yerleşik alanları öncelikli tercihlerden. Büyükşehirlere yakın, şehirden kaçış sağlayan arsalar, köy yerleşik alanları alternatif fırsatlar sunmaya devam ediyor.

Bu bölgelerde gayrimenkul fiyatları sektör ortalamasının çok üstünde artış gösterdi ve göstermeye devam ediyor.

Uzaktan Çalışanlar ve 60 Yaş Üstü Emekliler Rağbet Ediyor 

Sizce en çok kimler köylerden ev almak için arayış içine giriyor. Uzaktan çalışan beyaz yakalılar mı ya da işlerini bırakıp tarım ya da hayvancılıkla uğraşmak isteyen girişimci insanlar mı?

Ortak yaşam yerine aile bireyleriyle birlikte müstakil yaşam tercihleri, aşılama sonrasında bile yaşama ve çalışma alışkanlıklarımızdaki değişimlerin devam edecek olması sadece yatırımcıları değil, barınma ihtiyacı olarak da arsaları ön plana çıkardı.

Tamamen uzaktan çalışma sistemiyle faaliyetlerine devam edebilenler ve artık doğal yaşama dönmek isteyen 60 yaş üstü emekliler öncelikli tercih edenler diyebiliriz.

Eskiden köylerden şehirlere gelmek için uğraşan insanlar, şimdilerde köylere yerleşmeye çalışıyorlar. Sizce bunun en büyük etkisi pandemi mi yoksa bu akım pandemi öncesinde zaten var mıydı?

Pandemi öncelikli etki. Doğal yaşam, açık hava ihtiyacı, ortak yaşamdan sıyrılma müstakil talebi artırdı.

Peki, büyükşehirdeki hayatlarını terk ederek hayallerindeki köy yaşamına kavuşanlar neler söylüyor?

İlk adımı nasıl attılar, neler yaptılar, neler yaşadılar? Yaşadıkları bu değişim hayatlarını nasıl etkiledi? Şimdi söz onlarda…

GİZEM - KAAN ATAKAN / MUĞLA KÖYCEĞİZ - BAYINDIR- YUSUFLU KÖYÜ

Biz 4 yıl önce Muğla'ya göç ettik. 2 çocuğumuz var.

Oldukça zorlu bir süreçten geçtikten sonra şimdi kendi evimize alarak İzmir'in Bayındır ilçesine taşındık. İkimiz de üniversite mezunu, şehirde özel sektörde çalışan insanlardık.

Köy sevgisi, doğa sevgisi ve doğal yaşam her zaman kalbimizde vardı. Hayalimizde hep gerçekleştirilmeyi bekleyen bir düş gibiydi.

Sonunda hayallerinize kavuştuk ve şimdi bu hayatı devam ettiriyoruz.

Aynı zamanda da zorlu hayatımızı, bu hayatın getirileri ve götürüleri nelerdir diyerek YouTube kanalımızda 100 bin’lik kocaman bir aile olarak hayatımıza devam ediyoruz.

'EV VE ARSA FİYATLARI DEĞİŞKENLİK GÖSTERİYOR'

Biz Muğla Köyceğiz’de tam 3 ev değiştirdik. Buradaki ev kiraları oldukça değişken. Biz ilk 4 yıl, 1 yıllık 10 bin 500 lira kira ödemiştik. Sonraki evimizde 1 yıl yaşadık ve aylık olarak 1000 liradan fazla kira ödedik.

Son iki yıldaki evimizde 1 yıllık kiramız neredeyse 20 bin liraya ulaşmıştı. Çevremizdeki sadece ev fiyatları değil, arsa fiyatları da değişkenlik gösteriyor.

Tapulu, tapusuz, 2b arazi gibi özelliklere göre fiyatlar azalıp artıyor. Net olmamakla birlikte yaklaşık dönüm olarak 100 bin lira gibi diyebiliriz.

'ŞEHİRDEN ÇOK DAHA İYİ ŞARTLARDA YAŞIYORUZ'

Göç sonrası hayatımız olumlu anlamda değişti. Öncesinde ilk başlarda çok zorluklar yaşadık fakat hayallerimizi bir bir gerçekleştirmeye başlayınca moral olarak da düzeldik. Şimdi şehirden çok daha iyi şartlarda yaşıyoruz. Umarız herkes hayallerine bir gün kavuşur.

ESEN - TARIK TUNÇ / MUĞLA - KÖYCEĞİZ ZEYTİNALANI KÖYÜ

Biz Esen ve Tarık. 21 yaşında Mert isminde bir oğlumuz var. İstanbul’da yıllarca kurumsal firmalarda ve son yıllarda kendi tavuk toptancılığı yaptığımız şirketimizde çalıştık.

Pandemi sonrası kendi iş yerimizi kapatmamız sonrasında 2020 Haziran ayında yıllardır hayalini kurduğumuz köyde yaşama hayalimizi gerçekleştirerek büyükşehirden köye göç ettik.

Tüm bu göç etme sürecinde edindiğimiz tecrübelerimizi bu hayali kuran herkesle paylaştığımız ‘Ah Köyüm Ah’ isimli YouTube kanalımızı ve Instagram sayfamızı açtık.

500 TL'YE  KÖY EVİ KİRALADILAR

Şu anda yaşadığımız ev kiralık. Evi tutarken baktığımızda çok fazla tadilat gerektiren eski bir köy evi olduğu için tadilatı yaptırıp kiradan düşmek koşulu ile anlaştık ve 500 liraya kiraladık.

Bulunduğumuz köyde ve çevrede şu anda kiralar gördüğümüz kadarı ile 1.500 liradan başlıyor. Satılık köy evi bulunmuyor, genelde satılık arazi oluyor. Dönümü de 300 bin liradan başlıyor.

'SAKİNLİĞİ BİZE İŞLEYEN BİR HAYATIMIZ VAR'

Büyükşehrin yoğunluğu, kalabalık ve trafik dolu sokak ile caddeleri burada ne yaz ne de kış aylarında oluyor.

Daha sakin, huzurlu , doğal gıdalar üretip beslenebileceğimiz, doğayla ve hayvanlarımızla iç içe, temiz hava ve oksijen soluyabileceğimiz ayrıca sakinliği bize işleyen bir hayatımız oldu.

AHMET ÇAKIR / BALIKESİR - GÖNEN

1980 yılında İstanbul’da doğum ve büyüdüm. Bilişim teknolojileri uzmanıyım, aynı zamanda reklamcıyım. 2009 yılında dijital reklam ajansımı kurdum.

İlk faydalı model patent başvurumu 18 yaşımda yaptım, sonrasında araştırma geliştirme hayatımın bir parçası haline geldi, uzun yıllar çeşitli AR-GE projeleri üzerine çalışmalarım oldu. Halen yürütmekte olduğum AR-GE projelerim var.

2017 yılında hiç beklemediğim bir anda, doğuştan kaynaklanan bir sebepten açık kalp ameliyatı oldum ve kalp kapakçığım değişti.

Ameliyattan sonra sağlığın ne kadar önemli olduğunu çok net bir şekilde anlamıştım.

Daha fazla hayallerimi ertelemek istemediğime kadar verdim ve yeni bir hayata merhaba demek için şehirden ayrıldım.

Balıkesir Gönen’in bir dağ köyündeyim. Yakın çevremde yaşam süren yok. Tek başıma başladığım yolculuğum, aileye katılan canlılar ile her geçen gün büyüyor.

'RİSK ALMADAN HAYALLERİNİZDEKİ HAYATI YAŞAYAMAZSINIZ'

40 metrekare evi tek başıma 22 bin TL’ye yaptım. Hayatımda ilk defa ev yapmayı denedim ve sonuçtan memnunum. Öncelikle fiziksel ve ruhsal sağlığıma kavuştum.

Eğer fiziksel ve ruhsal sağlığınız iyi durumda değilse, şartlarınız ne olursa olsun yaşam kaliteniz son derece düşük oluyor.

İstanbul’da doğmuş büyümüş ve çok erken yaşlarda iş hayatına atılmış biri olarak buraya yerleştikten sonra hayatı ıskalamış olduğumu fark ettim. İnsan sistemin içerisindeyken bazı kavramların farkına varamıyor insan.

Bazen uzaklaşmak ve dış bir göz olarak yaşantısını sorgulaması gerekiyor. Bunu, size ödül olarak sunulmuş yıllık izinlerinizde yapabilmek çok mümkün olmuyor.

Yeni bir hayata adım atmak öncelikle ne kadar risk alabileceğinize bağlı.

Konfor alanınızdan çıkmadan, çeşitli riskler almadan, sadece hayallerinizi idealize ederek bir yaşam sürmek, hayatı daha fazla ıskalamanıza neden oluyor.

Göç sonrası özgürleştim, beni sınırlayan ve bağlayan konular, sadece hayatıma aldığım canlıların sorumlulukları kadar. Bu noktada ince bir çizgi var, denge kurabilmek çok önemli.

Özgürleşmek için çıktığınız yaşantınızda hapsolup kalmamak gerekiyor. Her baktığınız canlı, her ektiğiniz bitki, sizi biraz daha yaşam alanınıza bağlıyor ve hareket kabiliyetinizi kaybetmeye başlıyorsunuz.

'GÖÇMEDEN ÖNCE ÇOK İYİ BİR PLANLAMA GEREKİYOR'

Göçmeden önce ve sonrasında çok iyi bir planlama yapmak gerekiyor. Yapmak istediğiniz ve birikmiş bir sürü konu oluyor ancak yeni hayatınıza aldığınız her değer, yeni yaşantınızı kısıtlayabilir.

Şu an bu konuyu çözümleyebilmek için bir AR-GE çalışması yapıyorum. Tamamen otomasyona dayalı bir çiftlik yaşamı oluşturmak arzusundayım.

Doğa ile teknoloji uyumlu bir şekilde kullanılabilir hem kendi yaşam kaliteniz hem de baktığınız canlıların yaşam kalitesi için önem verdiğim bir proje.

Yeni bir hayata merhaba demek, hayatımın en doğru kararlarından biri oldu.

Umarım herkes arzu ettiği yaşamları bir an önce hayatlarına dahil edebilir. Bunun birinci adımı, hayallerini hedef olmaktan çıkartıp, hedef haline dönüştürmek.

Kaynak: Milliyet

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2021, 10:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER