Türkiye’deki 7 Milyon Yapı Depreme Dayanıksız!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre, birinci derece deprem kuşağında bulunan Türkiye’deki 7 milyona yakın yapı dayanıksız. Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Elazığ depremi sonrasında yaptığı açıklamada, yaşanan can ve mal kayıplarını yapı stokunun iyi olmamasına bağladı.

Türkiye’deki 7 Milyon Yapı Depreme Dayanıksız!

Ülkemizin deprem kuşağında yer alması, yapılan konutların kalitesini daha da önemli hale getiriyor. Küçük ve büyük çaplı depremlerin her an yaşanma riskine karşın, yapıların 'depreme dayanaklı' olarak inşa edilmesi büyük önem taşıyor ancak Türkiye'de binalar hem yaş hem de mühendislik ve yapı malzemeleri konusunda bundan yoksun. Öte yandan milyonlarca konutun deprem kuşağında yer almasına rağmen DASK karnesi de çok zayıf.

Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, Elazığ ve Malatya'da 6,8 büyüklüğündeki depremde, daha önce yapı denetim hizmeti almış binalarda herhangi bir çökme, sehim veya çatlama olmadığını bildirdi.​

VATANDAŞ DA ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI

Kentsel dönüşümde vatandaşlar, genellikle ek maliyet üstlenmeden yeni bir daire istiyor ve bundan dolayı müteahhitlerle anlaşma noktasında büyük sıkıntılar yaşanıyor. Böyle durumlarda bir çok dönüşüm projesi başlamadan rafa kalkıyor.

ERDOĞAN: VATANDAŞ KENTSEL DÖNÜŞÜME DİRENİYOR

Konu ile ilgili açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan'da "Üzülerek söylemem lazım bu bölgelerdeki vatandaş da evlerinin kentsel dönüşüme gitmesini istemiyor, direniyor." dedi.

7 MİLYONA YAKIN KONUT DEPREME DAYANAKSIZ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na göre, birinci derece deprem kuşağında bulunan Türkiye’deki 7 milyona yakın yapı dayanıksız. Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Elazığ depremi sonrasında yaptığı açıklamada, yaşanan can ve mal kayıplarını yapı stokunun iyi olmamasına bağladı. Peki acil olarak atılması gereken adımlar neler? Nasıl önlem almalı?

DEPREM YIKMADAN SİZ YENİSİNİ YAPIN

Maltepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi İnşaat Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Utku Yazgan, depreme karşı atılması gereken adımlar konusunda açıklamalarda bulundu. Yazgan, “Sağlıksız binaları ya güçlendirin ya da deprem yıkmadan, siz yıkıp yenisini yapın” dedi.

YAPI STOKUNUN YÜZDE 92'Sİ DEPREM HATTINDA

Türkiye’deki yapı stoğunun yer aldığı alana bakıldığında, yüzde 92’sinin deprem hattında bulunduğunu vurgulayan Dr. Yazgan, uzun süredir büyük ölçekte bir deprem meydana gelmeyen Doğu Anadolu fay hattı üzerinde cuma gecesi Elazığ ve çevresinde meydana gelen depremin sürpriz olmadığına, bir süredir beklendiğine dikkat çekti. Bu fay hattı üzerinde gelecekte de depremlerin süreceğini ancak ne zaman gerçekleşeceğinin bilinmediğini belirten Yazgan, “Türkiye’de depremlerin hangi bölgelerde ve hatlarda olacağı biliniyor. Elbette zamanı bilinmiyor. Beklenen İstanbul depremi için de tablo böyle. Marmara Denizi’nin altından geçen 130 kilometrelik kırılmamış bir fay var. Bir anda kırılırsa büyük bir deprem olacak. Bu gerçekten hareketle ülkemizin tamamında depreme hazır olmak zorundayız” dedi.

EN RİSKLİ YAPILAN 3 VE 8 KAT ARASI OLANLAR

Türkiye’deki yapı stoğunun birbirine benzediğine dikkat çeken Dr. Yazgan, Elazığ ve çevresinde genellikle tercih edilen ve iskelet sistemi olmayan yığma yapıların bu şiddetteki depremlerde ağır hasar görmesinin beklenen bir durum olduğunu söyledi. Kırsal kesimlerde genellikle tek katlı yapılar olduğunu, ancak şehir merkezi ve ilçelerde 4-5 katlı dayanıksız betonarme yapıların hasar görmesi nedeniyle kayıplar yaşandığını anlatan Dr. Yazgan, şöyle devam etti:

“Üç ile sekiz kat arası binalar en fazla riskli bina gruplardır. Depremlerden sonra binalarda hasar tespitleri yapılır ancak asıl önemli olan mevcut yapı stoğumuzun depreme dayanıklı olup olmadığının önceden tespit edilmesidir. İlk olarak hızlı yöntemle kabaca değerlendirme yapmalı, daha sonra ayrıntılı değerlendirmelerle binaların depreme dayanıklı olup olmadığının tespiti aşamasına geçmeliyiz. Depreme dayanıksız çıkan bina ya güçlendirilmeli ya da deprem yıkmadan kendimiz yıkıp yeniden yapmalıyız. Kentsel dönüşümün hızla gerçekleştirilmesi ve güvenli binaların inşa edilmesi en büyük önlemdir”

EV ALIRKEN DEPREM UYGUNLUĞUNA BAKIN

Yaşadığımız binaların depreme karşı dayanıklı olup olmadığı konusunda başta inşaatı yapanlar olmak üzere herkesin her adımda sorumlu davranması gerektiğini belirten Dr. Yazgan, “Ev alırken vatandaşlarımız binanın ‘Bina Deprem Yönetmeliği’ne uygun yapılıp yapılmadığına mutlaka bakmalı. Gölcük Depremi sonrası çıkarılan yönetmelikle binalarda beton kalitesi sağlandı. Yönetmeliğe uygun yapıldıysa o binada rahatlıkla oturulabilir.” dedi.

MÜTEAHHİTLER GİRMEK İSTEMİYOR

Binaların dönüşümünde sadece elde edilecek gelire göre karar verilmemesi, kentlerin genelinde bir dönüşümün sağlanması gerektiğini vurgulayan Dr. Yazgan, “Bazı semtlerde kentsel dönüşüm yapılan binalarda müteahhit de konut sahibi de kazançlı çıkıyor. Ama ekonomisi düşük semtlere müteahhit girmiyor.” dedi.

Depremde hasarın köprülerde değil binalarda olmasının mühendislik katkısının farkını kanıtladığını söyleyen Yazgan, “Deprem sonrası yaşananlar ders oluyor. Deprem bilincinin yükseldiğini görüyoruz. Önemli olan binaların güçlenmesi ve binayı yaptıranların bilinçlenmesi.” diye konuştu.

MÜTEAHHİTLERE ÇAĞRI

Konutların deprem yönetmenliklerine uygun ve kaliteli malzemelerden üretilmesi gerektiğinin altını çizen Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) Başkanı Dr. Tamer Saka, “Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de hem inşaatı yapanlar hem de konut alanlar için ‘kalite ve güvenlik’ unsuru öncelikli oluyor.Bu bilinçle yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanmalı ve beton kalitesine dikkat edilmeli. Müteahhitlerimize standartlarına uygun yapı malzemeleri kullanmalarını; tüketicilerin de konut alırken yapı malzemeleri kalitesi hakkında mutlaka bilgi edinmelerini öneriyoruz” şeklinde konuştu. Ayrıca yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanması ve beton kalitesine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

MALZEME KALİTESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR

Betonarme binaların güvenli ve ekonomik yapılar olduğunu vurgulayan Saka, “Bina yapımında kullanılan tüm malzemeler, güvenli bina tasarımı ve yapım teknikleri konut alırken ön plana çıkmalıdır. Bu nedenle yapılarımızı inşa ederken güvenli tasarım ve yapım teknikleri uygulanmalı ve beton kalitesine dikkat edilmeli. 24 Ocak Cuma günü Elazığ’da yaşadığımız depremde şuana kadar 41 vatandaşımızı kaybettik, yüzlerce kişi de yaralandı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralananlara da acil şifalar diliyoruz. Can ve mal kaybının artmamasını temenni ediyoruz. Bu vahim olayın tekrar yaşanmaması için yapılarda kaliteli beton kullanılması gerektiğini önemle vurguluyoruz.” dedi.

Haber 7

Güncelleme Tarihi: 30 Ocak 2020, 06:26
YORUM EKLE
google-site-verification=YICnoXQvjVWih06MBJp9FBfJkY-ua8wzTHo3jGNdHnc