banner53

Mirasçılar Kalan Arsayı Nasıl Bölüşür?

Miras sonucunda arsa kalması durumunda, mirasçıların izlemesi gereken adımlar bulunmaktadır. Bu adımların başında Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak ya da notere giderek veraset ilamı alınması vardır...

Mirasçılar Kalan Arsayı Nasıl Bölüşür?

Miras ortaklığının oluşması için, miras, mirasçılar ve muris gibi kavramların olması gerekmektedir.

Mirasçılar arasında olan mülkiyet türü ise el birliği ile mülkiyet ya da iştirak halinde mülkiyet adıyla da bilinmektedir.

Elbirliği ile mülkiyet, miras durumunda kanundan doğan bir mülkiyet çeşididir. Elbirliği ile mülkiyet çerçevesinde, mirasçıların hepsi miras üzerinde tam yetkiye sahiptir. Ancak bu yetki bölünemez. Bu yüzden bazı sıkıntılar yaşanabilir.

Miras üzerinde hisse sahiplerinin serbestçe tasarrufta bulunabilmesi için, elbirliği ile mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi gerekmektedir.

Mirasçılara Kalan Taşınmazlar

Murisin ölümü ile birlikte geride taşınmaz bırakması da mümkündür. Her ne kadar vasiyetname ile mirasın nasıl paylaştırılacağı belirlenebilse de, günümüzde vasiyetname düzenlenmesi sık karşılaşılan bir durum değildir. Böyle hallerde Medeni Kanunda yer alan derece sistemi benimsenecektir.

Derece sistemine göre, murisin yakınlık derecesinde göre mirasçılarına paylaşım yapılacaktır. Derece sistemi sonucunda kimin ne kadar pay alacağı karar verilir.

Bu paylaşım sonucunda taşınmazın kalması da mümkündür. Böyle hallerde nasıl bölüşüm yapılacağı büyük bir soru işaretidir.

Mirasçılar Kalan Arsayı Nasıl Bölüşür?

Mirasçılara kalan miras içerisinde para, taşınır veya taşınmaz gibi haklar söz konusu olabilir. Ancak taşınmaz söz konusu olduğunda diğer mirasçılarla paylaşım sorunu yaşanmaktadır.

Diğer mirasçılarla yaşanan paylaşım sorununu çözmek için genellikle 2 yol öngörülmüştür:

-- Paylaşma davası

-- Tapu sicil müdürlüğüne başvuru

Bu 2 yolda da taşınmaz hakkında işlem yapılması mümkündür. Bu 2 yöntemde de el birliği ile mülkiyetin bozulması ve paylı mülkiyetin esaslarına geçilmesi söz konusu olacaktır.

Kişilerin söz konusu kurumlara başvuru yapması için veraset ilamı alması gerekebilir.

Bu ilan tek bir mirasçı tarafında alınabilmektedir. Ancak bunun için de diğer mirasçıların yetkilendirme yapması ve gerekli belgelerde imzalamada yapması gerekmektedir.

Miras Kalan Arsada İzlenecek Adımlar

Miras sonucunda arsa kalması durumunda, mirasçıların izlemesi gereken adımlar bulunmaktadır.

Bu adımların başında Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak ya da notere giderek veraset ilamı alınması vardır. Ardından veraset ilamında payların açıkça belirtildiği görülecektir.

Bu belgeyle birlikte, söz konusu arsanın bulunduğu belediyeye gidilmelidir. Belediyeden Emlak Vergi Beyannamesi alınmalıdır.

Alınan beyanname ile birlikte veraset ve intikal vergi dairesine gidilmelidir.  Veraset ve İntikal Vergi Dairesinde bazı beyannameler verilecektir.

Bu beyannameler tüm mirasçılar tarafından imzalanmalıdır. Ancak mirasçıların yetki tayininde bulunarak bu işlem için başka bir mirasçıyı vekil seçmesi mümkündür.

Miras Ortaklığının Giderilmesi Davası Nedir Nasıl Açılır?

Miras ortaklığının giderilmesi için açılan miras davası, hukuk sistemimizde aynı zamanda izale-i şuyu davası olarak da tanımlanmaktadır.

Bu davalar murisin ölmesinin ardından gündeme gelen ve söz konusu menkul veya gayrimenkul mirasın ortaklar arasında mevcut durumda temsil edilen birlikte mülkiyet ilişkisinin sona erdirilip ferdi mülkiyete geçilmesini sağlayan bir davadır.

Bu davada ortaklığın giderilmesi söz konusu olması sebebiyle her iki taraf için de benzer sonuçlar söz konusu olmaktadır.

Miras ortaklığının giderilmesi davası, hukuk sistemimizde doğrudan mülkiyet hakkı ile ilgili bir hususta yaşanan kanuni değişiklikleri kapsamaktadır.

Ortaklığın giderilmesi davasında hissedarlar arasında satış işlemine de tabi tutulan izale-i şuyu davalarında genel olarak mülkiyet hakkına değinilmesi gerekmektedir.

Zira mülkiyet hakkı, kişinin sahip olduğu herhangi bir eşya üzerinde kullanma - yararlanma - tasarruf yetkilerini elinde bulundurduğu geniş kapsamlı bir malvarlığı hakkı olarak kabul edilmektedir.

Bu noktada hukuk sistemimizde belirlenen hükümlere göre bir eşyanın üzerindeki mülkiyet hakkı iki farklı şekilde kişi tarafından kullanılabilmektedir. Bunlar:

Elbirliği mülkiyet hakkı

Bu kapsama alınan mülkiyetlerde her bir hak sahibine ortak denilmektedir.

Ortakların gayrimenkul veya menkul değer üzerinde belirli bir payları bulunmamaktadır.

Zira her bir ortak söz konusu malın tamamında hak sahibidir.

Paylı mülkiyet hakkı

Bu düzenlemeye göre de her bir hak sahibine paydaş denilmektedir. Söz konusu mal, maddi olarak bölünmüş sayılmamaktadır.

Zira her bir paydaşın mal üzerinde belli oranlarda pay sahibi olduğu kabul edilmektedir.

İzale-i Şuyu Davası Nedir?

Ortaklığın giderilmesi davası ne kadar sürer sorunun yanıtına geçmeden önce bu davanın kimler tarafından açılabileceğine dikkat çekilmesi gerekmektedir.

Nitekim taşınmaz malda tapu ile malik olan paydaşların dava açması hukuken kabul edilmektedir.

Bu bağlamda paydaş küçükse ve velayet altındaysa hakimden izin alınmak suretiyle vasisi olan kişi tarafından onun adına dava açılabilmektedir.

Bununla birlikte;

-- Mirastan feragat eden

-- Mirastan ıskat olunan

-- Ve mirası reddeden (Reddi miras yapan) kişi ortaklığın giderilmesi davası açma yetkisine sahip değildir.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında İzlenilecek Yol Nedir?

Ortak malın taksimi aynen mümkün olmadığı durumlarda söz konusu gayrimenkul ve menkul değer mahkeme tarafından satılarak bedelleri paydaşlar arasında paylaştırılmaktadır.

Bu noktada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 628. maddesinde belirtildiği üzere; izale-i şuyu davalarında temel amacın, ortakların kendi arasında yaşadığı uyuşmazlıkların mahkemeden alınan karar neticesinde ortaklıkların giderilmesi ile çözüme kavuşturulmaktadır. Miras ortaklığın giderilmesi davası hakkında detaylı bilgilere, hukuk büromuzdan danışmanlık hizmeti alarak ulaşabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 12 Ekim 2020, 04:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER