Konut Satışları Düşerken Fiyatlar ve Kira Artıyor!

Ağustos 2021 itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre konut satışları (801 bin 995 adet) yüzde 21.7 oranında düştü. Buna karşın inşaat maliyetleri ve konut fiyatları artıyor.

Konut Satışları Düşerken Fiyatlar ve Kira Artıyor!

Cumhuriyet'ten Hüseyin Yıldız'ın Yazısı...

Son 20 yılın ekonomik büyümesinde lokomotif rolü verilen inşaat sektörü, vatandaşın ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak, spekülatif amaçlı imar oyunlarıyla, şehirleri betonlaştıran rant projeleriyle büyüdü.

Kendi içinde ürettiği arz, maliyet ve finansman sorunlarıyla, genel ekonomide ortaya çıkan ekonomik krizlerden de en çok etkilenen sektör oldu.

Son yedi yıldır dolar bazında kişi başına milli gelirimiz düşüyor, buna paralel olarak son yedi yıldır inşaat sektörü de küçülüyor...

TÜİK verilerine göre inşaat sektörü, 2021 yılının ilk iki çeyreğinde bir miktar büyüme göstermiş olsa da bu büyüme, genel ekonomik büyümenin altında kaldı.

Ayrıca Ağustos 2021 itibarıyla bir önceki yılın aynı ayına göre konut satışları (801 bin 995 adet) yüzde 21.7 oranında düştü. Buna karşın inşaat maliyetleri ve konut fiyatları artıyor.

Temmuz ayında, bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 45.15 arttı.

Özellikle çimento fiyatlarındaki yüksek artış dikkat çekiyor. Artan inşaat maliyetleri, finansman sorunları, plansız lüks konut üretimi, geliri düşen sabit gelirlilerinin, konut satın alma talebini ve konut satışlarını sınırlamış görünüyor... 

OECD verilerine göre Türkiye’de hanehalkının yüzde 40’ı kiracı. Bu, büyük bir sayı.

Söylediğimiz nedenlerle ev sahibi olamayan vatandaşlar, mecburen kiralık konut arayışına giriyor.

Kiralık konut talebindeki bu artış, beraberinde konut kiralarında fahiş yükselişleri de getirmiş oluyor. Başka tali sebepler var elbette. 

Üniversite Öğrencileri Barınamıyor

Aynı sorun, üniversite öğrencilerinin kiralık konut ya da yurt ihtiyaçlarında da yaşanıyor.

Siyaseten her ile bir üniversite açma popülizminin, üniversitelerin kalitesini düşürmekten, yurt ve benzeri sorunlarını derinleştirmekten başka bir işe yaramadığını görüyoruz. 

İşte sosyal devletin burada devreye girmesi gerekiyor. Barınma, sağlık, eğitim, ulaşım, temiz çevreye ve temiz suya erişim gibi hizmetler, sosyal bir devlet tarafından, vatandaşlarına sağlanması gereken öncelikli temel hizmetlerdir. Vergiler, bu hizmetler yerine getirilsin diye toplanıyor...

Türkiye’deki demokratik ve politik sorunların en büyük kaynağı, nasıl güçler ayrılığının ortadan kaldırılması ise ekonomik sorunların en büyük kaynağı da piyasaları düzenleyen ve denetleyen kurumların siyasi otoritenin hegemonyası altına girmesi, hukuksuzluğun, kuralsızlığın ve keyfiliğin kural haline getirilmesidir dersek yanlış olmaz sanıyorum.

Güncelleme Tarihi: 03 Ekim 2021, 06:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER