Kiracı Hangi Durumlarda Çıkarılabilir?

Kiracı ve kiraya verenin kanundan doğan hak ve yükümlülükleri bulunmakta ve buna aykırı davranışlar halinde de yaptırımlar ile karşılaşılabilmektedir...

Kiracı Hangi Durumlarda Çıkarılabilir?

Yeni Söke Gazetesi'nden Avukat Kemale Algür'ün Yazısı...

Bilindiği üzere kira sözleşmesi; kiralananın kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

Kiracı ve kiraya verenin kanundan doğan hak ve yükümlülükleri bulunmakta ve buna aykırı davranışlar halinde de yaptırımlar ile karşılaşılabilmektedir.

Türk Borçlar Kanun’u uyarınca kiraya veren belirli şartların oluşması halinde kiracısını konuttan çıkarabilmekte aksi halde kanundan doğan yükümlülüklerini yerine getiren kiracıyı evden çıkarmak pek de kolay olmamaktadır.

Peki, hangi şartların varlığı halinde kiraya veren kiracısının tahliyesini sağlayabilir?

1) Kiraya verenin ihtiyacı sebebi ile kiracının tahliyesi mümkündür.

Konut ve işyeri gereksinimi sebebiyle tahliye, kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut gereksinimi doğması halinde talep edilebilir.

İhtiyaç sebebi ile tahliye ancak kanunda belirtilen sürelerde tahliye davası açılması yolu ile yapılabilmektedir. Burada tahliye davasını süresinde açmak çok önemlidir.

2) Bir diğer tahliye sebebi yeni malikin gereksinimi sebebi ile tahliye talebinde bulunmasıdır.

Taşınmazı devralan yeni malik kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla süresinde açacağı dava ile kiracının tahliyesini sağlayabilmektedir.

Bahsettiğimiz bu sebepler kiraya verenden kaynaklanan sebepler ile tahliye yollarıdır. 

3) Bazen ise kiracının kendisinden kaynaklanan sebepler ile tahliye sebepleri ortaya çıkmaktadır.

Kiracı eğer belirli bir tarihte konutu tahliye edeceğini belirten bir tahliye taahhüdünde bulunmuş ise bu tarihten itibaren 1 ay içerisinde kiraya veren icra takibi yolu ile veya tahliye davası açarak kiracısını tahliye edebilmektedir.

Burada önemli olan tahliye taahhüdünün Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında belirtilmiş şekilde verilmiş olmasıdır. Aksi halde mahkemeler taahhüdü kabul etmeyecekler ve kiracının tahliyesi yapılamayacaktır.

4) Kiracının en büyük yükümlülüğü konuta gerekli özenle bakması ve kira bedelini zamanında ödemesidir.

Bu sebep ile eğer kiracı kira bedelini süresinde ödememiş ise kiraya veren yazılı olarak kiracıya ihtarname çekmeli ve ödeme için en az 30 gün süre vermeli, ödenmemesi halinde tahliye işlemlerine başlanacağı ihtar edilmelidir. Verilen sürenin sonunda kiracı halen kira bedelini ödememiş ise kiraya veren tahliye talebinde bulunabilir.

5) Kiracı bir kira dönemi içerisinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.

6) Bir başka tahliye sebebi ise kiracının veya eşinin aynı il/ilçe sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu bulunmasıdır.

Bu durumda kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulması sırasında bunu bilmiyorsa, sözleşmenin bitiminden başlayarak bir ay içinde sözleşmeyi dava yoluyla sona erdirebilir.

Görüldüğü üzere kanun kiracıların yükümlülüklerini yerine getirdikleri halde ve kiraya verenin zaruri bir durumunun oluşmaması durumunda kira sözleşmesinin kiraya veren tarafından feshini çok mümkün kılmamıştır.

Bunun sebebi de konut kiralarında kiracının beklenmeyen bir anda tahliyesi ile zor durumda kalmasının önüne geçilmesidir.

Tahliye talebinin kabul edilmesi için sürelerinde icra takibi başlatmak ya da dava açmak çok önemlidir. Bu sürelere dikkat etmenizi önemle belirtmek isterim. Sağlıcakla kalın.

Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2021, 04:35
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER