Kasım 2020’de 3.000 TL Olan Kira Eylül 2021’de 5.750 TL!

İstanbul Planlama Ajansı’nın raporuna göre, kiralar geçen seneye göre yüzde 66 arttı. Katılımcıların yüzde 95’ine göre kentte kiraların yüksek olmasının nedeni ülkenin ekonomik durumu.

Kasım 2020’de 3.000 TL Olan Kira Eylül 2021’de 5.750 TL!

İstanbul’da konut kira fiyatları, stok, beklenen İstanbul depremi ile ilgili olarak konut güvenliği ve kentsel dönüşüm sorunu giderek artıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İstanbul Planlama Ajansı’nın “Konut Sorunu Araştırması: İstanbul’da Mevcut Durum ve Öneriler raporu” yayımlandı.

Rapor kentte yaşanan kiralık konut krizinin çarpıcı boyutlarını rakamlarla ortaya koydu.

1 - 7 Eylül 2021 tarihleri arasında 647 İstanbullu ile yapılan araştırmaya göre katılımcıların yüzde 95’i İstanbul’da kiraların yüksek olduğunu düşünüyor.

Araştırma kapsamında görüşülen kiracıların neredeyse yarısı, pandemi dönemiyle birlikte kiralarını ödeyemediğini ya da ödemeyi aksattığını belirtti.

İstanbulluların yaklaşık yüzde 30’unun kiralık evde oturduğu göz önünde bulundurulduğunda, kentteki kira krizinin boyutu ortaya çıkıyor.

Barınma ihtiyacı herkes için temel ihtiyaçlardan biri olsa da kentte yaşanan konut krizi, geçmişten bu yana uygulanan yanlış konut politikalarının sonuçlarından biri.

Pandemi dönemiyle birlikte derinleşen yoksullukla birlikte, kirada oturanlar kiralarını artık ya hiç ödeyemiyor ya da geciktiriyor.

Yüzde 66 Daha Pahalı!

Kiracıların yüzde 71’i kira fiyatı konusunda ev sahipleriyle sorun yaşıyor. 2021’de yeni kiraya çıkanlar için kiralar geçen seneye göre yüzde 66 oranında daha pahalı.

Kadıköy’de 3 bin liraya kirada kalan katılımcı, yaşanan kira artışını şöyle anlatıyor:

“Bizim mahallede en düşük kira şu anda 5 bin 750 lira. Kasım 2020’de 3 bin liraya tutulan yer, Eylül 2021’de 5 bin 750 lira oldu.”

Katılımcılara göre, konut kiralarının yükselmesinde en büyük sorun ise ülkenin genel ekonomik durumu.

Ormanlar Tehlikede

Raporda ayrıca, 2020 yılı sonu itibariyle İstanbul’da yaklaşık 6 milyon 400 bin kayıtlı mesken bulunduğu ve bunların yaklaşık 4 milyon 400 bininde ikamet edildiği belirtildi.

Buna göre mevcut kayıtlı ikameti olmayan mesken sayısı 1 milyon 800 bin.

2008 sonrası inşa edilmiş olan yapılar incelendiğinde ise toplamda 153 bin 240 adet yapı boş konut. 2008 sonrası inşa edilen boş konutların yarattığı kentsel dokunun kentin kuzeyindeki orman alanlarına doğru ilerlediği ve kırsal alanları tehdit ettiği ifade edildi.

Yoğun nüfus Avrupa Yakasında

Rapora göre;

Üsküdar ve Ümraniye gibi merkezlerde nüfus yoğunluğunun arttığı görülüyor.

Boğaziçi hattının her iki yakası geniş açık ve yeşil alan varlığı ile birlikte düşük nüfus yoğunluğuna sahip. Sancaktepe ve Sultanbeyli ilçelerinde düşük nüfus yoğunluğu barındırmakla birlikte açık ve yeşil alan varlığı da düşük.

Kentin Avrupa Yakası belirgin bir şekilde daha yoğun bir nüfus dağılımı barındırmakta. Nüfus Beyoğlu, Şişli, Kâğıthane, Bayrampaşa, Gaziosmanpaşa, Sultangazi ve Eyüp sırtları boyunca yoğunlaşmakta.

Anadolu Yakası’nın kuzeyinde bulunan Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli bölgesi düşük yapılaşma yoğunluklarına sahip.

Yüksek yapılaşma Avrupa Yakası’nda Fatih-Beyoğlu-Levent-Haliç ve Küçükçekmece Gölü arasındaki mahalleler ile Esenyurt’ta görülüyor.

Deprem risk analizine göre Fatih, Beyoğlu, Üsküdar, Kadıköy gibi ilçelerde 1980 yılı öncesi yapılan yapıların ağırlıkta olduğu, Esenyurt, Bağcılar, Arnavutköy, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Silivri, Sultanbeyli, Sultangazi, Ümraniye gibi ilçelerde ise 1980 - 2000 yılları arasında inşa edilmiş yapıların ağırlıkta olduğu görülüyor.

Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy ve Tuzla ilçelerinde ise 2000 sonrası inşa edilen yapılar yüksek oranlarda yer alıyor.

Kaynak: İndigo Dergisi

Güncelleme Tarihi: 20 Eylül 2021, 06:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER