Kamulaştırma Bedeli Güncel Değere Göre Değil Enflasyona Göre Belirlenecek!

Ak Parti'nin sunduğu yeni torba yasa teklifinde, kamulaştırıldıktan sonra büyük değer kazanan taşınmazlar nedeniyle zarara uğrayan vatandaşların aleyhine, şirketlerin ise lehine bir düzenleme yapıldığı ortaya çıktı.

Kamulaştırma Bedeli Güncel Değere Göre Değil Enflasyona Göre Belirlenecek!

KAMULAŞTIRMA BEDELİ GERÇEK DEĞERE GÖRE HESAPLANMAYACAK

Birgun'de yer alan habere göre, Torba Yasa Teklifi’nde imar ve kamulaştırma ile ilgili önemli düzenlemeler de yer alıyor. Hükümet, lehte sonuçlanan kamulaştırma kararları nedeniyle yurttaşların, devlet ve şirketlerden alacağı bedeli azaltan bir düzenleme yapıyor.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan ve TBMM Genel Kurulu’na sevk edilen yasa teklifinde yer alan bir madde ile kamulaştırılan taşınmazların eski sahipleri adına kamu bankalarına yatırılan ama hak sahiplerine ödenmeyen kamulaştırma bedeli hesaplama şekli düzenleniyor.

Düzenleme yasalaştığında davalarda taşınmazın değeri, idare adına tescil edildiği tarih esas alınarak belirlenecek. Böylelikle malın ilk sahibi sonradan üzerine yapılan yapılar nedeniyle ortaya çıkan yüksek değerden mahrum kalacak.

BEDEL ENFLASYONA GÖRE

Bu bedel TÜİK tarafından açıklanan TEFE/ÜFE/Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hak sahibine ödenecek. Düzenlemeyle idarece yapılacak ödemeler olması gerekenin çok altına düşecek.

Böylelikle kamu hizmet alanı olarak el konulan ancak daha sonra yerine alışveriş merkezi, konut gibi değeri yüksek yapılar inşa edildiği için yargı yoluna giden yurttaşlara ödenecek mülk bedeli düşük belirlenecek. Böylece, yargının taşınmazın son değerini dikkate alarak hükme bağladığı yurttaş lehine yüksek tazminat kararları son bulacak.

“İdarenin mevcut yargı kararları nedeniyle altından kalkamayacağı bedeller ödemek durumunda kaldığı” gerekçesine dayandırılan düzenleme ile arazilerin verildiği kişi ya da şirketlerin elde ettiği rant mal sahibi yerine şirketlerin cebinde kalacak.

DAVALARDA MUHATAP TOKİ

Torba Kanun Teklifi’nde yer alan bir düzenleme ile "Arsa Ofisi Kanunu" kapsamında yapılan kamulaştırma iş ve işlemlerine ilişkin davalarda muhatap TOKİ yerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olacak.

Kaybettiği davalarda TOKİ’nin hak ve alacaklarına haciz uygulaması hızla yapılabilirken muhatabın Bakanlık olmasıyla mahkeme kararının uygulanması ve tahsilat çok uzun zamana yayılacak. Bakanlığın taraf olduğu davalarda kararın infazı da bakanlığın idari takdir yetkisinde bulunuyor.
Bakanlığın TOKİ’nin yerine geçecek ve ödemeleri geciktirebilecek yetkiye sahip olması ile yüzde 9 faiz uygulanan bu tür davalarda yurttaşın büyük kaybı ortaya çıkacak.

GEREKÇE SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEYİ ENGELLEMEK

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda AK Partili Abdullah Güler, düzenlemenin gerekçesini, “Sebepsiz zenginleşmeye neden olmamasını istedik” şeklinde anlattı. Torba teklifle ilgili vekilleri bilgilendiren imza sahibi Milletvekili Güler, kamulaştırmalarla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 2014 yılında aldığı kararın ardından bir boşluk oluştuğunu sözlerine ekledi. Güler, yeni modeli şu şekilde anlattı: “Kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada kamulaştırma değeri, taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih olarak esas alınarak tespit edilir’ hükmünü getiriyoruz. Ortaya konan bu değerin de, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınarak dava tarihi itibarıyla güncellenmesi ve hak sahibine ödenmesini getiriyoruz.”

KOMSİYONDA İTİRAZLAR

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz ise “1970 yılında yapılmış bir istimlak var, bedeli ödenmemiş ve o günkü şartlara göre bu istimlak edilen gayrimenkulün değeri 10 bin lira. O günden bugüne 50 yıl. Her ayın yurtiçi ÜFE’si yüzde 1.5 olsa on iki ayda kümülatifi bunun yüzde 15 eder. Bunu eğer her ay gelecek faiz şeklinde hesaplarsanız çok daha büyük rakam çıkar ama sadece yıllık üzerinden yani aylık değil de o yılın kümülatifinden hesaplarsanız, 10 bin liralık bir gayrimenkulün değeri 2019 yılında 9 milyon küsur lira oluyor. Bileşik faiz hesaplıyorsunuz, eğer aylıktan yaparsanız, ben yıllık üzerinden hesapladım, 9 milyon lira, 13-14 milyon lira ediyor. Bunun farkında mısınız” şeklinde soru sordu. Güler ise, “Evet farkındayız. Anayasa Mahkemesi’nin kararını okuyorum. Kamu alacakları için öngörülen faiz uygulanması gerekir” cevabını verdi.

Düzenlemenin Kanal İstanbul’u kapsayıp kapsamayacağıyla ilgili soru soran CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan ise, “Kanal İstanbul’un yapılacağı alanda, eğer hepsini Katarlılar almazsa, o bölgedeki arazilerde kamulaştırmalar olacak. Oradaki arazi sahiplerine yıllar sonra, oradaki ranttan hiçbir bedel ödemeyeceksiniz. Öyle mi?” şeklinde sordu. Güler ise şu cevabı verdi: “2001’de Kamulaştırma Kanunu değişti, çok bambaşka bir hal aldı. Öncelikle, bir pazarlık suretiyle bir anlaşma zeminine çekiyorsunuz, olmadığı takdirde birçok unsur var.”

Güncelleme Tarihi: 21 Aralık 2019, 06:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER