Ev Sahibi Olmak için Doğru Zaman mı?

'Ev'lenme zamanı başladı. Düğün dernek için uzun süredir heyecanla beklemede olanların zamanı geldi.

Ev Sahibi Olmak için Doğru Zaman mı?

Bursa'da Bugün'den Feridun Eyüpoğlu'nun Yazısı...

Salgının yaygınlığı düşüyor, aşılanma hızı ve oranı artıyor. Bu durumlar, evlenme mevsimi için normal atmosferin oluşmasını sağladı.

Peki evlenenlerin kaçta kaçı düğünün ardından kendi evlerine gidecek? Bu durumda yüksek bir oran belirtmek biraz zor.

Bu günlerde, dar gelirlilerin ve gençlerin konut alacak birikiminin bulunması pek mümkün görünmüyor.

Parası olan şanslı kişiler içinse bir sorun yok. O kişiler bir eve milyonlar ödüyor, yatırım amaçlı alıp satarak değerlendiriyor. Peşin parası bulunmayan kişiler ise kredi kullanmaya muhtaç.

Konut kredileri faizleri ise şu an ateş pahası; ancak faizler bankadan bankaya, vadeye ve tutara göre değişiklik gösteriyor.

Aylık faiz oranların masrafları da dahil edildiğinde yüzde 1,5 civarında olması dikkat çekiyor.

Örnek vermek gerekirse; 10 senelik vadede 200 bin lira tutarında kredi çekildiğinde aylık en düşük 3 bin 500 lira taksit ödeniyor.

Vade bitiminde geri ödenen toplam tutar ise 420 bin liraya ulaşıyor. Yani çekilen kredinin iki katını aşkın tutarı bankaya ödeniyor.

Alım satımdaki vergi, harç gibi unsurlar da göz önünde bulunduurlduğunda meydana gelen maliyetlerle kredi ödemek zorlaşıyor.

Maliyetlerin ve fiyatların da uçuşta olduğu bir ortamda kredili alışverişin yaratacağı finansman da sınırlı olmakta.

Örneğin, Bursa'da sıfır projelerde 3+1 konutların başlangıç fiyatlarının 1 milyon lira olduğuu dikkate alınınca krediyle ev almanın pek mümkün olmadığı görülüyor.

1+1 evlerin dahi yarım milyon liradan başlayan fiyatlarla satıldığı unutulmamalı. 

Koronavirüs salgını sebebiyle yaşanan problemlerin arz ve talepte oluşturduğu değişim sıfır evlerde fiyat baskısı yarattı.

Ama inşaatçılar maliyetlerin fiyatlara tam şekilde yansımadığından şikayet ediyor. 

TÜİK tarafından açılanan resmi maliyet endeksi senelik yüzde 35 seviyesinde artış sergiliyor.

Oysa şirketler sektördeki maliyet enflasyonunun bu rakamı geçtiğini belirtiyor.

Küresel enflasyon ve yüksek döviz kuru hem yerli hem de yabancı kaynaklı inşaat malzemelerinin fiyatlarının artmasına neden oluyor. Yalnızca demirde yaşanan senelik artış yüzde 100'ü aştı.

Bütün bu unsurlar bir yandan konut arzını sınırlarken talebinde azalmasına neden oluyor.

İkinci ele yönelebilecek talepse ilk el evlerin örnek alınması sebebiyle yine fiyat yükselişine takılıyor. İnşaat sektöründe gelişmenin anahtarı yeni konut üretimi yani satıştır. 

Sonuç olarak bu manzara bütün topluma negatif yansıyor. Peki nasıl?

Finansmanı güçlü kalamayan firmaların elenme sürecine girdiği bir dönemden geçiliyor. Diğer taraftan salgında gelir kaybı yaşayan vatandaşınsa ev alma şansı gittikçe azalıyor.

Zamlanan evlere zamlı kredilerle sahip olma imkanı da geriliyor. İpotekli satışlarda yaşanan gerileme de en önemli kanıtlardan.

Kısacası, konut sahibi olmak için uygun bir zaman değil. Peki gelecek aylarda manzara daha mı iyi olacak?

Öncelikle faiz oranlarında kayda değer bir gerileme için en az 6 ay gerekli. Zorlama bir faiz indirimi dövizde patlamaya neden olacağından bu sefer de maliyet üzerinden fiyat artışı meydana gelir.

Şirketler, yüksek maliyetlerini ilk fırsatta ev fiyatlarına yansıtacak. Kaçınılmaz şekilde evlerdeki pahalılık yıl boyunca devam edecek gibi görünüyor.

Daha düşük fiyat artışı için tek şans devlet tarafından vergi ve harç yoluyla bir tür sübvansiyon oluşturulması. Bu imkanı da bütçe olanakları sınırlandırıyor.  

Yani imkanlarınız dahilinde kafanıza yatan bir konut bulduysanız geç kalmadan alın. Çünkü geçen zaman alım şansını düşürüyor. Yani şimdi "evlenme" vakti.

Güncelleme Tarihi: 16 Haziran 2021, 10:10
YORUM EKLE