banner53

Yastıkaltı Altınlar Masrafsız Bankada! Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi Devrede

Evdeki altınları kuyumcular aracılığıyla bankada tutmayı sağlayacak yeni sistem devrede. Vatandaşlar İstanbul Altın Rafinerisi tarafından belirlenen kuyumculara giderek altınlarını 24 ayar karşılığı gram olarak banka hesabına yatırabilecek. İstediğinde fiziki olarak al-sat farkı ödemeden geri çekecek. Kiralık kasa derdi de olmayacak.

Yastıkaltı Altınlar Masrafsız Bankada! Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi Devrede

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Yönetim Kurulu Başkanı Ayşen Esen, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılmasına yönelik geliştirilen ‘Kuyumcu Altın Değerleme Sistemi (KADSİS) projesi hakkında bilgi verdi.

Esen, sistemin şu anda Ziraat Bankası, VakıfBank, Halkbank, Ziraat Katılım Bankası, Vakıf Katılım Bankası ve Emlak Katılım Bankası’nın katılımıyla yürütüldüğünü söyledi.

Şubelere gitmeden

Yeni sistemin Altın Bankacılığı'ndan farkına dikkat çeken Ayşen Esen, "Yeni uygulamanın farkı; Türkiye’nin 81 ilinde seçilmiş noktalarda ve her gün bu çalışmanın yapılacak olması!

Dolayısıyla Adana’daki Ayşe teyze de İstanbul’daki Fatma Hanım da o gün altın yatırmak istediğinde bölgesindeki Altın Değerleme Noktası’na (ADN) giderek altınını kamu bankalarında açtırdığı altın hesabına (vadelivadesiz) yatırabilecek" dedi.

Anında fiziki altın çekimi

Uygulamada altınların fiziki olarak ve istenilen miktarda çekilebildiğine vurgu yapan Esen, şunları kaydetti:

“Bankaların kendi yapıları nedeniyle her zaman şubelerimizin altın bulundurma imkanları olmayabiliyor. Bu yüzden de siz bankaya 100 gram altın yatırdığınızda ve daha sonra 10 gramını çekmek istediğinizde, banka elinde o gün altın yoksa, ’Ben size bunu liraya çevirip de öyle vereyim’ diyebiliyordu.

Bu da kişiler için alım-satım farklarına yol açabiliyordu.”

Kuyumcuyu İAR seçiyor

Ayşen Esen, Altın Değerleme Noktası’nın (ADN) belirlenmesi sürecinden de bahsederek, bu noktaların önce IAR tarafından ön elemeden geçirildiğini anlattı.

Ön elemede sadece büyüklük ve rakamlara değil, o noktanın ne kadar uzun yıllardır bu işi yaptığı, güvenilirliği, dükkanın özellikleri gibi bir sürü kritere baktıklarını belirten Esen, “Seçilmiş kuyumcuların kapılarına biz ADN logolarını koyuyoruz.

Tüketiciler bankaların ve KADSIS’in internet sisteminden de (www.kadsis.com) ADN’lerin listesini görebiliyor” dedi.

Kamera görüntüsü 6 ay saklanacak

Teslim edilecek altınların bir pad üzerine konulacağını ve bu altınların kamera ile kayıt altına alınacağını belirten Esen şunları söyledi:

“Bu görüntüleri biz 6 ay boyunca saklayacağız. Getirdiğiniz altınlar pad üzerinde dururken, ekspertiz işlemi kameranın altında yapılıyor. Sonucunda bütün değerleme yapıldıktan sonra bir yazılım sistemi çıkıyor ortaya ve deniliyor ki şu anda getirdiğiniz altınların toplam has değeri şu kadar gramdır.

Bu da SMS olarak sizin telefonunuza iletiliyor. Telefonunuzda gördüğünüz bu rakamı siz onaylıyorsunuz. Size bir şifre geliyor ve bu şifreyi sisteme siz giriyorsunuz.

Dolayısıyla her kademede şifreler SMS ile iletilerek sizin her aşamada sisteme dahil olunmanız sağlanıyor. Böylece yüzde 100 güvenlik sağlanıyor.”

Al-sat yok vergi de yok

Ayşen Esen, KADSİS’in test aşamasının başarıyla tamamlandığını, bundan sonraki amaçlarının tüm Türkiye geneline yayılmak ve ADN sayısını artırmak söyledi kaydetti.

Esen, uygulamada bundan sonrasının gelecek taleplere göre şekilleneceğini aktararak, KADSİS’e zaman içinde özel bankaların da katılmasının hedeflendiğini, sistemin ne kadar yaygınlaşırsa o kadar başarıya ulaşacağını söyledi.

Altın alım-satımında olduğu gibi bir verginin bu sistemde olmayacağını vurgulayan Esen, “Çünkü burada yapılan işlem bir alım-satım değil” diye konuştu.

Sistemin avantajları

-- Alım-satım yapılmadığı için herhangi bir kur kaybı yaşanmıyor.

-- Altınlar banka hesabınızda altın olarak güvende tutuluyor.

-- Bozdurma/nakde çevirme yapılmıyor, sadece saf altın karşılığı hesaplanıyor.

-- Altınların çalınma, kaybolma riski ortadan kalkıyor.

-- Kiralık kasa masrafı olmuyor.

300-350 milyar dolara eş

Son 1 yılda pandeminin de etkisiyle birikimlerin altına yöneldiğine işaret eden Esen, “Hatta 'bir gün lazım olursa satmakta zorlanırım’ diye insanlar evlerini veya arsalarını altına çevirdi.

Bu nedenle de yastık altındaki altın miktarı kesinlikle bu dönemde daha fazla arttı. Bu gözle bakınca yuvarlak bir

rakamla 4-5 bin ton civarındaki bir altından bahsedecek olursak, bugün de altının değerinin yükselmesiyle 300-350 milyar dolar gibi bir rakam var. Bu rakam 100 yıl gibi bir sürede yastığın altına girdi” bilgilerini paylaştı.

Posta

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER