Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği Beklentileri Karşılamadı!

Ticaret Bakanlığı tarafından ilk olarak 5 Haziran 2018'de, ikincisi 14 Ekim 2020'de ve üçüncüsü 16 Nisan 2021'de yayınlanarak yürürlüğe alınan Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği, emlak ofislerindeki ve emlak sektöründeki beklentiyi karşılamadı. 

Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği Beklentileri Karşılamadı!

Özellikle tecrübe koşulunun konulmasıyla sektörde ve meslekte mağduriyetlerin yaşanması üzerine kamuoyunda oluşan bu mağdurlar ile bu mağdurların sesi olmaya çalışan bazı meslek temsilcilerinin girişimlerinin ardından Bakanlık harekete geçti.

Gerekli düzenlemenin yeniden yapılması adına Türkiye Odalar Borsalar Birliği, Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu ile İstanbul, Ankara, İzmir Emlak Odaları ile bazı meslek kuruluşlarına düzenlemenin gerçekleştirilmesi için görüş ve önerileri almak üzere yazılar yolladı. 

Deneyim Şartı Kanunun Ruhuna Aykırı Bir Uygulamadır 

Emlak Müşavirleri Federasyonu EMFED Başkan vekili Mehmet Sert, Bursa Emlak Müşavirleri Esnafları Derneği Başkanı Erkan Cebeci, Marmaris Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Yusuf Kenan Akkuş, konuya ilişkin ortak olarak gerçekleştirdikleri açıklamada, emlak ve gayrimenkul sektörüne ilişkin çıkarılan Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği'nin gayrimenkul sektöründe olmak ve yeni ofis açmak isteyenlere zorluk çıkardığını, ticaretin kolaylaştırılması, bürokrasinin azaltılması ile 2023 hedef ve vizyonu ile bağdaşmayan bir uygulama olduğunu, 6585 sayılı perakende kanununun ruhuna ve yapısına aykırı bir uygulama olduğunu ve 6585 sayılı perakende kanununun ruhuna aykırı olduğunu belirttiler.

Bu sektörde yer almak isteyen girişimcileri, girişimcilikten ve müteşebbislikten soğutucu engel olarak görünen uygulamanın kalkması için emlak sektöründeki bazı meslek kuruluşu temsilcileriyle beraber gerekli başvuruları ve görüşmeleri yaptıklarını dile getiren Emlak Müşavirleri Federasyonu (EMFED) Başkan Vekili Mehmet Sert, amaçlarının sektörün ve genç girişimcilerin önünü açmak, sektörde rekabetin çoğalmasıyla kaliteli hizmet vermeyi sağlamak, tekelci zihniyetin yerine istişare ve müzakereyle ortak aklı yerleştirmek, sektördeki paslaş-paylaş anlayışını ve paylaşım ekonomisini sürdürmek ve  kolektif iş birlikleriyle emlak danışmanlığı hizmetinin gayrimenkul sektörüne yatırım gerçekleştirecek herkesin danışmanlık hizmeti almasını teşvik etmek, yurt dışındaki ülkelerde olduğu gibi saygınlık kazandırılması ve içinde bulunduğumuz çağın uluslararası platformlarda en iyi temsil edilmesini sağlamak olduğunu açıkladı. 

Staj Gerçekçi Olmalı  

Staj yapacak kişilerin öncelikle sosyal güvenlik sistemine ve TTBS’ye stajyer emlak danışmanı şeklinde kaydedilip, emlak ofis brokerı tarafından bir puan ve not verilmesi gerektiğine, sosyal güvenlik priminin Devlet tarafından çıraklarda olduğu gibi primlerin giderilmesini ve belli bir maaş yazılarak maaş desteği sağlanması gerektiğine, işe ve staja devamlı gelmenin zorunlu tutulması gerektiğinei, şu anki uygulamanın yani naylon tecrübe denilen göstermelik deneyimin sektöre ve mesleğe hiçbir faydası olmadığın dikkat çekildi. 

Taşınmaz ticareti yetki belgesinin alımında aranılan koşullarda da son beş senede faaliyet gösterdiğini kanıtlaması gerektiğinin ifade edildiğini belirten sektör temsilcileri; burada ne kadar emlak danışmanlığı yapmış, gerçekten yalnızca nace kodu ekli ama faaliyette bulunmamış, her nace kodunun yazıldığı gibi önceden yazılmış, 14 Ekim 2020'den önce sadece 1 gün nace kodunu ekletip çıkanlara bile sağlanan bir hak iken kendisiyle ve gerçek iş yaşamıyla çelişen bir uygulama olarak acilen bu mağduriyetlerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. 

Konuya ilişkin yapılan açıklamalar şu şekilde:

PERAKENDE TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN: 

Kanun No: 6585 

Kabul Tarihi: 14.01.2015 

Birinci Bölüm: Amaç ve Kapsamlar: Amaç:

MADDE 1: (1) Bu Kanunun amacı; perakende işletmelerin açılış ve faaliyete geçiş işlemlerinin kolaylaştırılması, perakende ticaretin serbest piyasa ortamında etkin ve sürdürülebilir rekabet koşullarına göre yapılması, tüketicinin korunması, perakende işletmelerin dengeli bir şekilde büyüme ve gelişmesinin sağlanması ve perakende işletmelerin faaliyetleri ile bunların birbirleri, üretici ve tedarikçilerle ilişkilerinin düzenlenmesidir şeklinde açık bir şekilde ifade edilmeli.

6585 Sayılı Perakende Kanunu’nun 1 Maddesinde açıkça yazıldığı gibi işletmelerin açılış ve geçiş işlemlerinin kolay hale getirilmesi yazarken burada bu uygulamanın zorlaştırıcı olduğu apaçık görünüyor. Perakende yasasına dayanılarak sürdürülen diğer faaliyetlerde böyle bir uygulama bulunmuyor. Bu uygulama sektörümüze ve mesleğimize özellikle sektöre girecek yeni meslektaşlarımıza karşı büyük bir haksızlıktır.

MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ ALAN MESLEKTAŞIMIZ ZATEN MESLEKİ YETKİNLİĞİNİ VE YETERLİLİĞİNİ RESMİ OLARAK TESCİLLEMİŞTİR.

Taşınmaz ticareti yönetmeliğinde aranan şartlardan olan öncelikle maddeler arasında yer alan Mesleki Eğitim ve Mesleki Yeterlilik Belgesi şartlarını sektöre girecek olanlardan istendiğini belirten Sert, zaten  girişimci bu meslek için yüz (100) saatlik mesleki eğitim belgesini alıyor, ayrıca Devletimizin kuruluşu olan MYK Mesleki Yeterlilik Kurumu ve TÜRKAK’ın akredite ettiği ve yetkilendirdiği sınav yapıcı kurumlar tarafından denetim esasları çerçevesinde Uluslararası standartlarda tarafsız olarak kameralar karşısında yetkinliğini ve yeterliliğini resmi olarak tescilliyor ve belgelendiriliyor.Zaten  bu sistemde Uluslararası Avrupa standartlarında Europass belgesini de sunuluyor.Böyle bir belgelendirme sisteminden geçirilen uygulamadan sonra deneyim şartı aranması tamamen haksızlıktır.Serbest piyasa ekonomisi ve ticaretin ruhuyla bağdaşmamaktır. 

TAŞINMAZ TİCARETİ YETKİ BELGESİ KAÇ DEFA İPTAL EDİLENLER BU SEKTÖRE ASIL ZARARI VERENLERDİR.

"Bilindiği üzere Taşınmaz Ticareti yönetmeliğinin en önemli maddelerinden biri olan Adli ve Arşiv sicil kayıtlarında suçları olan ve suç işlemeye alışkanlık hale getiren kötü niyetli kişilerle Devlet aleyhine karşı suç işlemiş kişilerin ilk çıkan yönetmelikle sektöre eskiden giriş yapmalarına izin verilmiyor ve taşınmaz ticareti yönetmeliğine göre yetki belgesini alamıyordu. Hatta ilk çıkan yönetmelikte bundan dolayı bazı dernek dernek ve oda başkanlarının yetki belgelerinin iptal edildiğini bu mesleği kaçak olarak yaptıklarını" dedi. Taşınmaz ticaretinde yeniden yapılan değişiklik ile bu gibi kötü niyetli ve suç işlemeyi alışkanlık hale getiren getiren kişilerin sektöre girişlerinin önünün açıldığını ve hatta devlete karşı suç işlemiş kişilerin yuvalandığı bir sektör haline geldiğinin altını çizdi. Bu mesleğe asıl zararın bu kişilerden geldiğine dikkat çeken Sert, bu düzenlemedeki maddenin iptal edilmesinene ilişkin Danıştay’a dava açtıklarını da vurguladı. 

HİZMET BEDELİ ORANLARI TEKRAR ESKİ ORANLARA GELMELİDİR

Sert, "Bilindiği üzere emlak ofislerininde diğer mesleklerde olduğu gibi tüm işletme giderlerine karşılamakla birlikte istihdam ettikleri kişileri ve kurumlara ödemelerini gerçekleştiren bir meslek grubudur.Bundan dolayı bizlerde asıl aranılan müşteri memnuniyeti ile  hizmetin kalitesi ve  bu hizmetin sürdürülebilirliğidir. Hizmetin kalitesi müşteriye doğru bilgi vermek müşterinin belirlediği fiyatı piyasa ekonomisi ve piyasa rayiç değerlerine göre alıcıyla satıcıya buluşturmak ve gayrimenkul ekonomisine katkı yapmak, donanımlı ve profesyonel insan kaynağının sağlanması ile gerçekleşecek olup, bu meslekten tabi ki para kazanmak hayatlarını idame ettirmek sosyal sorumluluklarını yerine getirmektir" dedi. Daha önce teamüller gereği yüzde 3+3 olan hizmet bedeli yönetmelikle 2+2 şeklinde tespit edilmiş serbest piyasa ekonomisinde ve diğer serbest mesleklerde bu kazanç oranının kendileri tespit etmelerine karşın kendi meslek ve sektörlerinde böyle bir kısıtlama serbest piyasa ekonomisi ile bağdaşmamakta ve bu belirleyici oranın tekrar eski haline getirilmesi amacıyla isteklerini yenilediklerini dile getirdi. Bunun için tüm girişimleri başlattıklarına ve taleplerine Bakanlıktan olumlu bulunmaması durumunda hukuki olarakta girişimlere başvuracaklarına vurgu yaptı. 

EMLAK SATIŞ-KİRALAMA VE YÖNETİM YETKİ SÖZLEŞMESİ ANCAK BİR OFİSE VERİLMELİDİR.

Sert, konuyla ilgili şunları kaydetti:

"En son çıkan yönetmelikte gayrimenkul satış ve kiralamasına yönelik yapılacak olan yetki sözleşmesi verilmesinde bizler bize verilen bir portföy için öncelikle gayrimenkul sahibinden gayrimenkulün özellikleri hakkında tüm bilgileri edindikten sonra araştırma yöntemleri içinde yer alan parsel sorgudan başlayarak , Belediye’den imar ve iskan, tapudan  takdiyatlar ile diğer kurum ve kuruluşlardan gerekli bilgileri araştırıp  fizibilite çalışmalarını başlayıp gayrimenkulün değerlemesi ile kıymet takdirini yapıyoruz.Bizler  emlak danışmanları ve emlak ofisleri olarak bu gayrimenkullere yönelik 360 derece  satış ve pazarlama faaliyetlerini gerçekleştiriyoruz. Bugün kiralarımız ile diğer giderlerimiz ve  dijital ilan sitelerine verdiğimiz belli başlı giderlerimiz büyük bir gider olarak karşımızda duruyor.Ayrıca meslektaşlar arası bir istemeden de olsa haksızlığa ve karmaşıklığa, münakaşaya dönüşüyor.Bizler bu gayrimenkule  müşterimize götürüyoruz ve kaporasını örneğin almış olduğumuz müşteriye karşıda mahcup oluyoruz, sektörümüze ve meslektaşlarımıza karşı bir güvensizlik oluşuyor.Aynı gayrimenkulü başka bir meslektaşımız veya gayrimenkul sahibi satmış oluyor ve bundan bizim haberimiz olmuyor.

PASLAŞ PAYLAŞ MODELİNDE MESLEKTAŞLARIMIZ ARASINDA BİZ ZATEN PORTFÖY PAYLAŞIMI VE HİZMET ORTAKLIĞI YAPIYORUZ

Bizler zaten meslektaşlarımız ve ofisler arasında portföy paylaşımı yapıyor ve kendi aramızda hizmet ortaklığı sözleşmesi yapıyoruz.İşin en ilginç yanı ise aynı gayrimenkul farklı ilanlarda  farklı farklı fiyatlar üzerinden yatırımcının veya bizim karşımıza çıkıyor. Gayrimenkulü satan ofis yetkilisi veya danışman  yönetmelik gereği ilandan kaldırsa da diğer yetki verilen ofislerin ilanı hala portallarda ve ilan platformlarında duruyor." 

Güncelleme Tarihi: 26 Kasım 2021, 09:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER