banner53

Kredi Çıkmadığında Emlakçı Komisyonu Ödenir mi?

Alıcı konut kredisi çıkmadığı için gayrimenkul danışmanı ile yaptığı satış sözleşmesinden vazgeçebilir mi? Cayma durumunda emlakçı komisyonu ödenmez mi?

Kredi Çıkmadığında Emlakçı Komisyonu Ödenir mi?

Gayrimenkul danışmanları ile yapılan satış sözleşmelerinde hangi gerekçelerle cayma hakkı olduğu açıkça yazılmalıdır. Her türlü ihtimal göz önünde bulundurularak hazırlanan sözleşmeler tarafları koruma altına alır.

Gayrimenkul danışmanı ile yapılan satış sözleşmesinden kredi çıkmadığı için cayılması durumunda emlakçı komisyonunun ödenip ödenmeyeceği merak ediliyor. 

Konuyla ilgili Yargıtay'ın emsal kararı şu şekilde;

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ

E. 2015/41479

K. 2018/5980

T. 17.5.2018

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR : Davacı, emlakçı olduğunu, dava dışı … adına kayıtlı meskenin satışı için davalı ile maliki bir araya getirdiğini ve taraflar arasında anlaşma sağlanarak 17.10.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede satış bedelinin yüzde 2’si + KDV tutarında ücret kararlaştırıldığını, buna göre 2.950 lira ücrete hak kazandığını ileri sürerek sözleşmeden kaynaklı 2.950 lira ücretin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının aracılık ettiği meskenin satışının gerçekleşmediğini, dolayısıyla davacının ücrete hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, 2.950 liranın dava tarihi olan 11.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, simsarlık sözleşmesinden doğan ücretin tahsili talebi ile eldeki davayı açmış; davalı, satışın gerçekleşmemesi nedeni ile davacının ücrete hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, alıcı ile satıcıyı bir araya getiren davacının tarafların anlaşması ile edimini yerine getirdiği, kredinin çıkmaması nedeni ile satışın gerçekleşmemesinde kusurunun bulunmadığı ve bu sebeple ücrete hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Borçlar Kanunun 520/1. maddesinde simsarlık sözleşmesi, “…simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 521. maddesinde ise simsarın, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanacağı düzenlenmiştir. 

Böylece simsar, sözleşme konusu hizmetin bir akdin kurulmasıyla sonuçlanması durumunda ücrete hak kazanmaktadır. 

Simsar söz konusu hizmeti yerine getirmezse ücret alacağı elde edemeyecektir. Ancak sözleşmede aksi kararlaştırılabileceği gibi işin niteliğinden de aksi sonuca varılabilir.

Somut olayda, dava dışı satıcı, davalı alıcı ve davacı simsar arasında 17.10.2014 tarihli adi yazılı bir sözleşme imzalanmış olup, bundan sonra tapuda satış gerçekleşmemiştir. Az yukarda belirtildiği üzere simsar ancak kendi faaliyeti sonucunda sözleşme kurulması halinde ücrete hak kazanacak olup, taraflar arasındaki taşınmaz satımına dair resmi satış işlemi gerçekleşmediğinden davacının ücrete hak kazandığından söz edilemez.

 Sözleşmede, alıcı ve satıcının satıştan vazgeçmesi durumunda karşılıklı sorumluluklarının ne olacağı düzenlenmiş olmakla beraber davacı simsarın ücreti konusunda bir düzenleme bulunmamaktadır.

O halde Mahkemece, davacının faaliyeti sonucunda resmi şekle tabi sözleşmenin kurulmamış ve taraflar arasında imzalanan sözleşmede aksinin kararlaştırılmamış olması karşısında davacının ücrete hak kazanamadığının kabulüyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Bilindiği gibi emlakçılar ancak satış ya da kiralama gibi işlemler gerçekleştiğinde sundukları hizmetleri faturalandırabiliyorlar.

Bu nedenle bir mülkün satışı ya da kiralaması ile ilgili çalışmaya başlamadan önce mülk sahibi ile emlakçı arasında belirlenen süre boyunca o mülkün satışı ya da kiralaması ile ilgili tek yetkili olmak emlakçılar için oldukça önemli.

Aksi durumda karşılıklı anlaşılan sürede satış bir sebeple başka bir kanaldan gerçekleşirse o tarihe kadar emlakçının gerçekleştirdiği çalışmalar sebebiyle oluşacak maliyetler emlakçının zarar etmesine sebep olacaktır. 

SÖZLEŞMEDEN CAYMA HAKKI

Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi her sözleşmenin taahhütleri vardır. Emlakçı da mülk sahibinin gayrimenkulünün satışı ya da kiralaması için sözleşme öncesinde vadettiği çalışmaları gerçekleştirmelidir. Eğer bu taahhütler yerine getirilmezse satıcı ya da alıcı taraf dava açma hakkına sahiptir. 

Sözleşme süresi mülkün bulunduğu bölge, yapılması gerekecek olan çalışmaların da süresi dikkate alınarak taraflarca belirlenebilir.

Bu nedenle gayrimenkulün satışı, kiralanması veya satın alınması süresince gerçekleştirilecek işlemlerde aracılık edecek emlak şirketi ve danışmanın itinayla seçilmesi, sözleşme kapsamı ve süresinde karşılıklı mutabakatla sürecin başlatılması oldukça önemlidir. 

KOMİSYON MİKTARI

Gayrimenkul alım satım işlemlerinde hizmet bedeli oranları kanunlarla belirlenmiştir.

Alım satım işlemlerinde bu hizmet bedeli, alım satıma aracılık sözleşmesinde yer alan satış bedelinin KDV hariç yüzde 4’ünden fazla olamaz (Yüzde 2 satıcı, yüzde 2 alıcı). Örneğin 100 bin lira tutarında bir mülk için hizmet bedeli 4 bin lira + KDV’den fazla olamaz. 

Kiralama işlemlerinde de bu hizmet bedeli KDV hariç bir aylık kira tutarından fazla olmaz. Örneğin mülkün kirası 1.000 lira ise hizmet bedeli 1.000 lira + KDV’den fazla olamaz. 

Ancak burada söz konusu hizmet bedellerine sözleşmeye dahil edilebilecek veya taraflar arasında belirlenen ek hizmetler dahil edilmez. 

Özetleyecek olursak emlakçı sözleşmesinin süresi, sunulacak hizmet için taraflarca anlaşılan makul süreye göre veya emlakçının önerisi ile belirlenir.

Sözleşme süresinin bitiminde, taraflardan herhangi birinin yazılı olarak bildirimde bulunmaması halinde, sözleşme süresi maksimum 3 aya kadar uzayabilir.

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2020, 05:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER