banner53

Tapusuz Gayrimenkulün Tapuya Tescili Nasıl Yapılır?

Posta'dan Tamer Heper okuyucusundan gelen, "Akrabamız olan 3 kişi tarafından, benim ve kardeşimin de bulunduğu ve akraba ilişkileri içerisinde olduğumuz toplam 24 kişi aleyhine ‘Olağanüstü Kazandırıcı Zamanaşımı ile Taşınmaz Mülkiye İktisabı’ tespit istemli dava açıldı. Bu durumda davadaki şansımızı nasıl görüyorsunuz?" sorusunu cevapladı.

Tapusuz Gayrimenkulün Tapuya Tescili Nasıl Yapılır?

Akrabamız olan 3 kişi tarafından, benim ve kardeşimin de bulunduğu ve akraba ilişkileri içerisinde olduğumuz toplam 24 kişi aleyhine ‘Olağanüstü Kazandırıcı Zamanaşımı ile Taşınmaz Mülkiye İktisabı’ tespit istemli dava açıldı. Bu durumda davadaki şansımızı nasıl görüyorsunuz? Kardeşim ve ben her ikimiz de kalp hastasıyız ve davaya maalesef hiç katılamıyoruz.

Tüm davalılara ait arsa payı toplamının 351.34 metrekare oluşu ve bizlere düşen payın da cüz’i oluşu sebebi ile kardeşim ve ben arsa paylarımızı bila bedel davacılara eşit oranda paylaştırılması ve tarafımıza herhangi bir şekilde rücu edilmemek kayıt ve şartı ile feragat etmek istesek ve bu isteğimizi mahkemeye iadeli taahhütlü olarak bildirsek mahkemenin bu safhasında mümkün olabilir mi? 

Okuyucumun durumu dosyası üzerinden incelemeyi gerektiren bir durum olduğu gibi mahkemeye de yansımış bir olay olmakla onların davalarının gidişatı hakkında bir değerlendirmede bulunmayacağım.

Ancak olayın hukuki cephesi hakkında bilgi vereyim, kendileri bir sonuç çıkarsın.

Hukukumuzda ‘olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı’ diye bir kavram vardır.

Bu kısaca şudur: Birileri, tapuda kayıtlı olmayan bir gayrimenkulü veya malikinin belli olmadığı bir gayrimenkulü ihtilafsız 20 yıl müddetle ve malik gibi kullanırsa yirmi yılın sonunda bu yerin kendi adına tescilini talep edebilir.

Olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı budur. Yani kullanılan gayrimenkul ya tapuya kayıtlı olmayacak, yani henüz kadastro görmemiş bir yer olacak ya malikinin kim olduğu anlaşılamayan ya da yirmi yol önce ölmüş veya gaiplik kararı verilmiş olacak.

Bu yer en az yirmi yıl fiilen kullanılmış olacak. Oysa okuyucumun anlatımından anladığım kadarı ile ihtilaf konusu geyrimenkulün malikleri belli.

Mesela bunlardan biri okuyucum, diğeri de kardeşi. O halde yukarıda saydığım hususlardan hiç biri yok.

Yani malikinin belli olduğu bir gayrimenkul için yirmi yıl kullanmakla mülkiyet iddiasında bulunulamaz.

Böyle bir olayda, tapuda kayıtlı malikin yirmi yıldır gayrimenkulüne uğramaması, fiilen tasarrufta bulunmaması durumu değiştirmez.

Güncelleme Tarihi: 05 Eylül 2020, 11:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER