banner53

Kaparo Cayma Parası Sayılabilir mi?

Ticari hayat içerisinde asıl ödemeyi yapmadan önce satıcıya kaparo adı altında bir miktar ön ödeme yapıldığı sıklıkla görülmektedir. Ancak taraflar bu ödemeyi kayıt altına almayabilmekte, kayıt altına alsalar dahi bu paranın tam olarak ne hangi amaçla verildiğini belirlemeyebilmektedir.

Kaparo Cayma Parası Sayılabilir mi?

Zira kaparo ödemesi; alıcı sözleşmeden cayarsa kaporanın kime kalacağı, satıcının ilgili malı başkasına satması halinde sorumluluğunun ne olacağı gibi hususlar belirlenmeden yapılmaktadır.

Bu noktada kaparo nedir, kaparo sözleşmesi nasıl yapılır, kaparo iadesi mümkün müdür” gibi soruların cevabının biliniyor olması gerekmektedir.

Kavram karmaşasının önüne geçmek için belirtmek gerekir ki; hukukumuzda “kaparo” kavramı düzenlenmemiştir.

Bunun yerine sözleşme akdedilirken yapılan ödeme “bağlanma parası” (pey akçesi) ile “cayma parası” şeklinde iki ayrı şekilde tanımlanmıştır.

Buna göre eğer verilen kaparo “bağlanma parası” ise sözleşmeden cayılsa dahi alınan meblağ iade edilecektir.

Eğer verilen kaparo “cayma parası” ise alıcının sözleşmeden cayması halinde alınan meblağ iade edilmeyecektir.

Kaparonın “Bağlanma Parası” Sayılacağı Sözleşme

Kaparo sözleşmesi yapılırken alıcı tarafından verilen para (eğer taraflarca aksi açıkça kararlaştırılmamışsa) “cayma parası” değil “bağlanma parası” olarak verilmiş sayılacaktır.

Buradaki kaparo / para; sözleşme yapıldığını göstermek ve bir ön ödeme amacıyla verilmektedir.

Dolayısıyla verilen para esas alacaktan düşülecektir. Ayrıca sözleşmeden cayılması halinde de kaparo alıcıya iade edilecektir.

Tabi burada satıcı; alıcıdan (tazminat, cezai şart vb sebeplerle) alacaklı olursa (alacağı oranında) kaparoyı iade etmeme hakkına sahip olabilecektir.

Örneğin sözleşmeden dönülmesi halinde bir “cezai şart” kararlaştırılmışsa; satıcı bu cezai şarta mahsuben aldığı kaparoyı iade etmeme hakkına sahip olabilecektir.

Benzer şekilde alıcının sözleşmeden dönmesi hukuka aykırıysa ve satıcıyı zarara uğratmışsa; satıcı bu zarara mahsuben kaparoyı iade etmeyebilecektir.

Son olarak belirtmek gerekir ki her ne kadar verilen paranın cayma parası olduğunu ispat etme yükümlülüğü kapora alan satıcıda olsa da; kapora verildiğini ispat etme yükü de alıcıya aittir.

Bu sebeple verilen meblağa ilişkin satıcıdan makbuz alınmasında yahut tarafların aralarında yaptıkları sözleşmede hüküm bulunmasında fayda vardır.

Aksi taktirde kaparo veren alıcı, bu durumu ispat etmekte sıkıntı yaşayabilecek ve kaparoyı iade alamama / ödemeden düşememe riski altına girebilecektir.

Kaparonun Cayma Parası Sayılacağı Sözleşme

Ticari hayatta kaparonun “cayma parası” mahiyetinde verildiği durumlarla da sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Böyle durumlarda alıcı sözleşmeden cayarsa verdiği kaporayı iade alamayacak; satıcı cayarsa aldığı parayı iki kat olarak vermek durumunda olacaktır.

Her ne kadar taraflar bu niyetle kaparo vermiş olsa dahi bu durumun ispat edilebiliyor olması önem arz etmektedir. Aksi taktirde verilen para “cayma parası” olarak değil “bağlanma parası” olarak değerlendirilecektir.

Örneğin iş yeri kiralamak için cayma parası niyetiyle 5.000 lira verildiği bir durumda tarafların bu durumu sözleşmeyle belgelemelerinde fayda vardır.

Bu noktada gayrimenkul alış-satışlarına ilişkin verilen kaparo üzerinde durmak gerekir. Bilindiği üzere gayrimenkul devrine ilişkin yapılan sözleşmeler yalnızca (satış vaadi şeklinde) noterde veya tapuda gerçekleştirilebilecektir. Bu sebeple eğer sözleşme noterde veya tapuda yapılmadıysa; her ne kadar kaparo “cayma parası” olarak verilmiş olsa da bu işlem geçersiz olacaktır.

Böyle durumlarda alıcı; kaparo niyetiyle verdiği parayı geri isteyebilecek; satıcı ise sözleşmeden cayarsa bu bedelin iki katını ödemek zorunda kalmayacaktır.

Taraflar kaparo sözleşmesinde kısıtlayıcı bir süre de belirleyebilecek, örneğin 1 ay içerisinde bu hakkın kullanılmaması durumunda cayma parasının yanacağı / iade edileceğine ilişkin anlaşabileceklerdir.

Ayrıca taraflar kaparo bedelini aşan bir oranda zarara uğramışlarsa bu zarar da talep edilebilecektir.

Ancak bir tarafın caymakta haklı bir sebebi varsa bu kişinin ne tazminat ne de cayma parası ödemek zorunda olmadığını bilmek gerekir.

Bu kapsamda örneğin satışı için anlaşılan gayrimenkulün çökmesi halinde satıcı cayma parasının iki katını iade etmek zorunda kalmayacaktır.

Benzer şekilde satın alınacak gayrimenkulün imara aykırı inşa edildiğinin anlaşıldığı bir durumda alıcı gayrimenkulü satın almaktan vazgeçse dahi cayma parası olarak verdiği kaparonun iade edilmesini isteyebilecektir.

Burada cayma parasının emlakçıya da verilebileceğini belirtmek gerekir.

Ancak burada verilen cayma parasının iki katının mal sahibinden istenebilmesi için mal sahibinin rıza gösterdiğinin ve bu durumdan haberdar olduğunun ispat edilebiliyor olması gerekmektedir.

Son olarak cayma parası olarak verilen kaporanın asıl borçtan mahsup edilebileceğini de belirtmek gerekir.

İçerik İstanbul Gayrimenkul Hukuk'tan Alınmıştır...

Güncelleme Tarihi: 08 Kasım 2020, 04:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER