banner53

Erken Çıkan Kiracı Depozitosunu Alabilir mi?

Kira sözleşmesi ile kira süresi açıkça belirlenebileceği gibi belirsiz süreli kira sözleşmesi de düzenlenebilmektedir. Sözleşme süresinin belirsiz süreli olması halinde konut ve çatılı işyerlerinde kural olarak 1 yıl geçerli bir sözleşmenin varlığı kabul edilmektedir. Taraflar aksini kararlaştırmadığı müddetçe de sözleşme her yıl aynı şartlarla yenilenmiş sayılacaktır.

Erken Çıkan Kiracı Depozitosunu Alabilir mi?

Sözleşmenin süresi dolması halinde kira ilişkisi taraflarca sonlandırılabileceği gibi süre henüz dolmadan belirli fesih dönemlerine uymak şartıyla da kira sözleşmesinin feshi mümkündür.

Böylelikle taraflar arasındaki kira ilişkisinin sonlandırılması Kanunca düzenlenen belli şartlara bağlanmış demektir.

Peki ya kiracı sözleşmenin süresi henüz sona ermeden yahut fesih dönemlerine uymadan evi boşaltıp kiralanan taşınmazdan ayrılmak isterse?

Bu durumda Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi uygulama alanı bulacaktır.

Bu maddeye göre kiracı, sözleşme süresine veya fesih dönemine uymaksızın kiralananı geri verdiği takdirde, kira sözleşmesinden doğan borçları kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre için devam eder.

Kiracının bu sürenin geçmesinden önce kiraya verenden kabul etmesi beklenebilecek, ödeme gücüne sahip ve kira ilişkisini devralmaya hazır yeni bir kiracı bulunması halinde, kiracının kira sözleşmesinden doğan borçları sona erer.

Sormululuğun Süresi

Şayet kiracının erken tahliyesi sonrası evin yeni bir kiracıya kiralanmaması kiraya verenin ihmali veya kusurundan kaynaklanıyorsa eski kiracının sorumluluğunun halen daha devam edeceği düşünülemez.

Bu durumda mahkeme emsal taşınmazların kiralanma sürelerini ve taşınmazın diğer özelliklerini değerlendirerek eski kiracının sorumlu olması gereken ortalama süreyi belirleyecektir.

“Erken tahliye halinde kural olarak Türk Borçlar Kanunu’nun 325. maddesine göre kiracı anahtar teslimtarihine kadar kira bedelinden, anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda kirayaverileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu’nun 112.maddesi göndermesi ile aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca, kiraya verenin bu yerin yenidenkiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düsenödevi yapması gerekir. Bu durumda kiraya verenin zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarlayeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar bos kaldığı süreye ilişkin kira bedelinden ibarettir.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/13231 E. 2019/1657 K.)”

Depozitonun İadesi

Kiracı kiralananın erken tahliye etmek istediğinde kiralanan taşınmazı gözden geçirecek olan kiraya veren hasar tespit etmesi halinde ve bu hasarın kiracıya izafe edilmesi mümkün ise alacağını kiracının verdiği depozitodan tahsil edebilecektir.

“Mahkemece kiraya verenin hasara ilişkin iddiaları değerlendirilmemiş olup, davaya konu taşınmazın tahliye edildiği kabul edilen 17.07.2012 tarihinden sonra 10.08.2012 tarihinde açılan iş bu davadakiraya veren kiralananın hasarlı olduğunu belirtmekle, davacı kiracıya makul sürede hasarın bildirildiğinin kabul edilmesi gereklidir. Bu durumda, davalı ödediği depozito bedeli nedeniyle takasmahsup talebinde bulunmuş olmakla; davacının hasar yönünden sunduğu delilleri toplanarakdavalının hasara ilişkin borcu olup olmadığı konularında inceleme yapılmalı; bundan sonra,mahkemece kiraya veren lehine kabul edilen tüm alacak talepleri toplamından depozito bedelimahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından depozito bedeline ilişkin takas ve mahsup talebi kabul edilmediğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasayaaykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.(Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/13231 E. 2019/1657 K.)”

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2020, 03:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER