Apartman Panosuna Borçlu Maliklerin Listesini Asmak Suç mu?

16 Temmuz günkü yazımda kişisel verilerin korunmasından söz eden yazım yayınlandı. Bunun içinde apartman yöneticilerinin ilan tahtasına borçlu kat malikleri listesini asmasının suç olarak değerlendirildiği konusu işlenmişti. Bu husus doğal olarak o kadar yaygın ki bu nedenle yazım her zamankinden çok fazla ilgi çekti.

Apartman Panosuna Borçlu Maliklerin Listesini Asmak Suç mu?

Posta'dan Tamer Heper'in Yazısı...

Mesela okuyucularımdan Mehmet S. borçlu listesinin ilan tahtasına asılması ile kişinin adresi, daire numarası gibi özel bilgilerin açıklanmış olduğunu, hırlı hırsıza yol gösterdiğini, kişilerin zaten yönetim planı ile borçlarının ne olduğunu bildiğini, ilan etmenin bir manası olmadığını, borçlu kat maliki için de küçük düşürücü olduğunu yazmış.

Bir başka okuyucum Nejat N. ise “Borçluların bilinmesi önemlidir zira Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 20’nci maddesinde borçlular hakkında işlem yapabileceklerin yönetici veya diğer kat malikleri olduğuna dair hüküm vardır. Dolayısıyla bilmek yasa gereğidir” diyor.

Şimdi iki okuyucumun ileri sürdüğü hususlar incelenebilir niteliktedir. Ancak tatbikat olarak şunu hatırlatmak isterim.

Bir binada her ay başı ödenecek rakam yönetim planı ile sabitlenmiş rakam değildir. Örneğin yakıt bedeli her ay değişir, ortak su bedeli vs. her ay değişir.

Bunlar için sabit rakam belirleme imkanı da yoktur. Dolayısıyla burada tartışılacak önemli bir konu da acaba suç sadece borcu olanları ilan etmek mi yoksa her ay tüm kat malikleri listesini ilan tahtasına asmak veya WhatsApp gruplarından yayınlamak mı?

Borç listesini her ay ilan tahtasına asmayı suç kabul eden okuyucum kapı zillerine isim yazmanın da aynı mahiyette olduğunu yani suç teşkil edeceğini ileri sürmekte.

Bunu da kabul halinde suç unsurunun engellenemez biçimde yaygınlaşacağını kabul etmek gerekmeyecek mi?

Netice itibarıyla sadece borçlarını ödemeyenlerin listesini asmanın yasaya aykırılık teşkil edebileceğini ama aylık toplanması gerekenler listesinin suç teşkil etmemesi gerektiğinin kabulünün gerekeceği kanaatindeyim.

Bir de bu derece soyut tarifi olan hususların incelenmesinde, suçlanacak kimselerde suç kastının varlığının aranmasının da gerekeceği kanaatindeyim.

Zira böyle bir olaya taksirli suç denilemeyecektir, binlerce yönetici ceza tehdidi altındadır. Bekliyorum, neticede nasıl kararlar karşımıza çıkacak...

Güncelleme Tarihi: 18 Temmuz 2021, 11:19
YORUM EKLE