Acele Kamulaştırma Ne Demek?

Anayasa ile koruma altına alınmış olan mülkiyet hakkının ancak ve ancak “kamu yararı” gerekçesi ile sınırlandırılması mümkündür. Bu durumda, söz konusu taşınmazın bedeli tespit edilerek, idare tarafından taşınmazın malikine bu bedelin ödenmesi suretiyle tapu kaydının idare üzerine geçmesi sağlanır.

Acele Kamulaştırma Ne Demek?

Olağan durumlarda bu sınırlandırma, “kamulaştırma” adı verilen idari ve yargısal işlemler silsilesi ile yapılırken, bazı istisnai durumlarda, taşınmazın vakit kaybetmeksizin kamulaştırması gerekebilir. Başka bir deyişle kamulaştırma prosedürlerinin tamamlanması için harcanacak süre, bazı olağanüstü durumlarda kamu yararına zarar verecek sorunlar doğurabilir. Kamulaştırma Kanunu’nun 27. Maddesinde düzenlenen “acele kamulaştırma” müessesesi ile, olağanüstü sayılabilecek birtakım hal ve koşullarda, kamulaştırma yapılmak istenen taşınmaz hakkında, bilirkişi tarafından bedel tespitinin yapılması dışındaki tüm işlemler sonradan yapılmak üzere acele kamulaştırma kararı verilebilir.

ACELE KAMULAŞTIRMA YAPILACAK DURUMLAR

1) 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanması esnasında yurt savunmasının gerektirdiği haller:

Seferberlik ve savaş halleri ile, henüz ilan edilmemiş olmakla birlikte savaş gerektirebilecek olağanüstü durumların varlığı halinde üstün kamu yararı dolayısıyla özel mülkiyete konu taşınmazların acele kamulaştırmasına karar verilebilir.

2) Bakanlar Kurulu’nun kamulaştırmanın acelelik gerektirdiği yönündeki kararları:

Kanunda belirgin sınırlandırmalar yapılmadığı için kapsamı net olarak belirlenmemiş olmakla birlikte, kamu yararı ve kamu düzeninin korunması amacıyla taşınmazın acele kamulaştırmasına karar vermek, Bakanlar Kurulu’nun yetkisi dahilindedir. Bu bakımdan, Bakanlar Kurulu her bir acele kamulaştırma talebini, durumun kendi şartları dahilinde ayrıca değerlendirip, takdir hakkını kullanmak suretiyle karar vermeye muktedirdir. Danıştay’ın yerleşik içtihatlarında, Bakanlar Kurulu’nun acele kamulaştırma kararı verme yetkisinin sınırsız olmadığı, mutlak ve keyfi uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla Bakanlar Kurulu kararlarında birtakım usul ve şekil şartlarının arandığı ifade edilmektedir. Buna göre, acele kamulaştırmayı zorunlu kılan kamu yararı ile istisnai bir yöntemin uygulanmasını gerektiren olağanüstü koşulların varlığı somut delillere dayandırılarak, objektif, nesnel ve hukuken geçerli sebeplerle açıkça saptanabilmelidir. Danıştay, Bakanlar Kurulu’nun acele kamulaştırma kararlarının hukuka uygunluğunu denetlerken iki ölçüte göre karar vermektedir:

i) Acele kamulaştırma gerektirecek olağanüstü koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti

ii) Kamulaştırmanın acelelikle yapılmasının kamunun üstün yararına hizmet ettiğinin, aksi takdirde kamunun zarar göreceğinin ortaya konması

Danıştay’ın emsal kararlarından örnekler verilecek olursa; son zamanlarda gündemden düşmeyen kentsel dönüşüm projeleri tek başlarına acele kamulaştırmanın zorunlu olduğu anlamına gelmemektedir. Mutlaka aceleliği kaçınılmaz kılan kamu yararının ve istisnai bir işlem olan acele kamulaştırmayı gerektiren olağanüstü koşulların gerçekleştiğinin somut gerekçelerle ortaya konması aranmaktadır. Aynı şekilde başka bir Danıştay kararında, Organize Sanayi Bölgesinin kurulması için gerekli olan taşınmazların da acele kamulaştırılmaması durumunda kamu yararına ne şekilde zarar geleceği açıkça ortaya konmadığı için acele kamulaştırma kararı hukuka uygun bulunmamıştır. Öteki taraftan, tarihi ve kültürel varlıkların ve değerlerin korunması amacıyla restorasyon gerektiren alanlarda veya dere yatağı ıslahı projesi için ihtiyaç duyulan taşınmazlarda acelelik gerektiren koşulların ve kamu yararının bulunduğu kabul edilmektedir.

Acele Kamulaştırma kararı verme yetkisi kanunen yalnızca Bakanlar Kurulu’na hasredilmiş bir yetki olduğu için, yetki devri ile başka bir idare tarafından bu kararın verilmesi mümkün değildir.

3) Özel kanunlarda öngörülen acele kamulaştırma yapılabilecek haller:

Bilhassa ülkenin ekonomik refahını konu alan birtakım kanuni düzenlemeler ile acele kamulaştırma yapılabileceği öngörülmüştür.

Acele Kamulaştırmada Usul:

Acele Kamulaştırması istenen taşınmazın bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılacak “Acele Kamulaştırma Davası” ile, mahkemece görevlendirilecek Kıymet Takdir Komisyonu tarafından, acele kamulaştırmasına yukarıda sayılan kanunen belirlenmiş istisnai üç durumdan birine uygun şekilde karar verilen taşınmazın bedel tespiti yapılır. Mahkemenin, acele kamulaştırmada kamu yararını tespit etmesi, idarenin de bu bedeli, bankada, taşınmazın maliki adına depo etmesi durumunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilir. Ancak bu dava yalnızca tespit niteliğinde olup, tapu kaydını idareye geçirmez. Tespit edilen bedel de, taşınmazın nihai bedeli değildir. Taşınmaz üzerinde kamu yararı olan işlem başlatıldıktan sonra, olağan kamulaştırma işlemleri devam eder ve idareden taşınmazın maliki ile bedel konusunda anlaşması beklenir. Bedel konusunda uzlaşmaya varılırsa kamulaştırma süreci sona erer. İdare ile taşınmaz maliki arasında anlaşmaya varılamazsa, kamulaştırma işleminden itibaren 6 ay içinde, idarenin, “Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil Davası” açması gerekmektedir. Bu dava klasik bir bedel tespiti ve tescil davası niteliğindedir. Bu dava nihayetinde belirlenen taşınmaz bedeli, acele kamulaştırma davası nihayetinde tespit edilip bankaya depo edilen bedelden farklıysa, esas bedel olarak son tespite riayet edilerek gerekli denkleştirme yapılır. Acele kamulaştırma işlemi ile idare taşınmaza el koyduğu halde, Danıştay tarafından “makul süre” olarak belirlenmiş olan 6 ay içinde, idare tarafından bedel tespiti ve tescil davası açılmaması durumunda, taşınmaz maliki, idareye karşı “Kamulaştırmasız El Atma Sebebiyle Tazminat Davası” yöneltme hak ve imkanına sahiptir.

YORUM EKLE