Doğa Koleji'nin Satışı Neden Bu Kadar Uzadı?

Doğa Koleji satışı için bugün son dakika haberlerini Türkiye'nin dört bir yanındaki Doğa Koleji velileri bekliyor. Aylardır yılan hikayesine dönen Doğa Koleji'nin satışının İTÜ'ye yapılması için veliler resmen dua ediyor. Peki Doğa Koleji satışının bu denli uzamasının nedeni ne?

Doğa Koleji'nin Satışı Neden Bu Kadar Uzadı?

İnternethaber'den Deniz Temur'un yazısı...

Doğa Koleji'nin satışı yazısına aslında 'Geçti Bor'un pazarı sür eşeği Niğde'ye sayın Saçaklıoğlu' başlığı atasım geliyordu. Başlık yazmadım bari buraya iliştireyim. Zira Doğa Koleji'nin satışını bugüne kadar uzatan tam da Vedat Saçaklıoğlu'nun sürece bakış açısından kaynaklanıyor. 

Tamam kabul edelim!

Türkiye ekonomik olarak zor günlerden geçiyor. 800 milyon TL'lik bir hacimden bahsediyoruz. Kimse 1 gecede bu denli büyük bir yapıya servet ödeyip satın alamaz. İlle ki zaman alır. Ancak burada işin hinliği başka.

Aylardır velilerine bir tek doğru düzgün açıklama bile yapma lütfunda bulunmayan Vedat Saçaklıoğlu ve ekibi bugüne kadar masaya oturan tüm isimlere karşı bir şekilde süreci baltalayan direnç oluşturmuş. Nedeni ise Doğa Koleji'ni kaybetmek istememesi. Hesaplarına göre işler iyice karışıp sorun zirve yapınca devletten birileri Saçaklıoğlu'na el uzatacak ve okulu kurtaracaklardı. Böylece 1 yıl önce ücretlerini peşin ödeyen binlerce velinin paralarını kullanmış olacak hem de Doğa Koleji gibi karlılığı son derece yüksek okulu elinde tutacaktı. 

Tabi işler istediği gibi gitmedi!

Şartları zorlasa da hükümetten ve bakanlıktan kimse Doğa Koleji'ni kurtarması için kaynak aktarmak, ödeme kolaylığı sağlamak vb. finansal desteği vermeyi kabul etmedi. 

Umut fakirin ekmeği! Artık güvendiği ne kadar çok kişi varsa aylarca bu umuda sarılıp onbinlerce öğrencinin ahına girmeyi göze aldı. 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un Çarşamba günü yaptığı açıklama İTÜ isminin öne çıkması nedeniyle sanki bir 'satış haberi ilanı' olacak şeklinde algılandığından yeterince analiz edilemedi. Herkes bakana satışı açıklamadığı için 'bir şey demedi' gözüyle baktı. Oysa ki Ziya Selçuk çarşamba günü yaptığı açıklamayla resmen masadaki görünmez imzayı attı. 

Hatırlayalım!

Ziya Selçuk açıklamasına 'Kimse bizden bir şirketi kurtarmamızı beklemesin' diyerek başladı. Bu söz bakana görev çağrısı yapan velilere değil, masada direnen Saçaklıoğlu ve ekibineydi. 

İkinci nokta ise satış olmazsa bu kez de Saçaklıoğlu masadan müşteriyi kaçırırsa olacakların sinyalini verdi. Bakan açıkça okulun kurulma şartlarını yerine getiremediği için lisansının iptal edileceğini ve öğrencilerin başka okullara nakli için planların hazır olduğunu söyledi. 

Peki ne oldu da İTÜ Vakfı ismi bir anda bu kadar öne çıktı?

Doğa Koleji'nin satışında bugüne kadar adı anılan hiçbir şirket veya kişi, İTÜ Vakfı ismi kadar heyecan yaratmadı. Tüm veliler bir anda 'oh' çekti hatta 'Her şerde bir hayır varmış' diye de sevinmeye bile başladılar. Çünkü yeni bir şirket yerine eğitimde rüştünü ispat etmiş bir kurum yeni eğitim yılında çocuklarını okula teslim ederken kaygı duymalarını azaltacak bir unsur haline geldi.

Şunu açıkça yazabilirim: Bir şirketin satın aldığı Doğa Koleji eylülde büyük bir kayıp yaşardı. Çünkü hiçbir veli aynı riski tekrar almayacak ve nakil isteyecekti.

Gelelim Doğa Koleji'nin İTÜ Vakfı'na satışıyla ilgili gündemde olan son tartışmaya. İTÜ Vakfı bu denli büyük bir satın almayı yapacak parayı nereden buldu yada bulacak?

İTÜ Vakfı'na üye ve destek veren çok sayıda işadamı konuşanlara göre  finansal olarak elini taşın altına koydu. Aynı şekilde hükümette İTÜ Vakfı için finansal ödeme kolaylıkları konusunda destekçi.

Son soru bizi yine başa döndürüyor. Bu kadar uzatmadan hükümet Doğa Koleji'ne destek verip, öğretmenlerin maaşlarının ve borçların ödenmesini sağlayamaz mıydı?

Yanıt kesinlikle evet!

İsteseydiler tereyağdan kıl çeker gibi bu sorunu çözerlerdi. Ancak istemediler. 

Çünkü hem bakanlık hem de hükümet, Doğa Koleji'ni bugün kurtarsalardı yarın batmasına engel olamayacaklardı. Saçaklıoğlu'nun eline bırakılan Doğa Koleji'nin Haziran'da okulların kapanmasıyla kapısına kilit vurulacaktı. Zira hiçbir veli aynı hataya bir kez daha düşmez. Ayrıca kapıda sınıfları öğretmenleriyle birlikte transfer etmek isteyen onlarca rakip varken kimse Doğa Koleji'ni düşünmez kaçardı.

Zaten batacak bir yapıyı kurtarmak yerine, Doğa Koleji gibi markanın üzerine 'yıldız' takıp satışı desteklemek daha akıllıcaydı, herkes de onu yaptı. 

Deniz Temur'u sosyal medyadan da takip edebilirsiniz

YORUM EKLE