10 Aralık 2016 Cumartesi  Mobil Künye Sitene Ekle İletişim



EMLAK GÜNDEMİ:
'Sıfır Risk İle Üretici ile Yatırımcıyı Buluşturuyoruz'

Öncelikle sizi ve firmanızı tanıyalım...

Firmamız 15 yılı aşkın bir geçmişi olan, inşaat üretiminden, proje geliştirmeye ve yurt dışında proje pazarlamasına kadar yapan bir firmadır. Biz bu markayı kurarken, ilk hedefimiz Türkiye ve yurt dışındaki yatırımcılara yönelik Türkiye'de proje üretmekti. Biliyorsunuz, konut sektörü Türkiye'de baya gelişmi durumda. Ancak şöyle bir problem yaşıyoruz; piyasa şartları şu an çok zor ve maliyetler her geçen gün artıyor. Biz buna rağmen, yurt dışına daire satışları yapıyoruz. Bu da yatırımcıları mutlu ediyor. Estate Republic olarak, müteahhite veya üretici firmaya finansını sağlıyoruz, sonrasında pazarlama alanını yürütüyoruz. Yurt dışında projeleri pazarlarken, uygun fiyatlara yatırımcıyla üreticiyi buluşturuyoruz.

Projelerin tüm pazarlama ve reklam çalışmaları sizin tarafınızdan yürütülüyor. Peki, finans çalışmalarınız nasıl yürütülüyor?

Türkiye'de alışılagelmiş bir emlak zihniyeti vardı. Müteahhit konutu üretip, kendi kârını koyuyordu. Sonra aradaki aracılar da opsiyonel bir kâr koyup satış yapıyorlardı. Biz ise, sadece üretici ve yatırımcıyı bir araya getirmek adına şöyle bir modelleme yapıyoruz; siz bir proje üretiyorsunuz, projeyi satmak için ihtiyacınız olan müşteri portföyünü üçüncü lokomotife koyuyoruz. Bu lokomotifte ise yatırımcı var. Yatırımcıyı Türkiye'ye getiriyoruz. Almak istediği projeyle ilgili bir fizibilite çalışması yaptıktan sonra sunum gerçekleştiriyoruz.

Kuveyt, Dubai gibi yerlerde partnerlerimiz ve ofislerimiz var. Onlar aracılığıyla da pazarlama yapıyoruz. Projeyi müşteriye sunum yapıyoruz. Örneğin, "20 milyon Dolarlık bir proje var, ne kadarına talip olursunuz" diyoruz. Onlar da bize bir bütçe ayırıyorlar. Yatırımcı için, öncelikle müteahhitten teminat alıyoruz.


Bu modelleme için kriterleriniz nelerdir?

Bu modellemeyi yapmamız için bizim bazı kriterlere ihtiyacımız var. Üretim yapan kişinin banka verilerinin çok iyi olması ve arsa sahibi olması lazım. Güvenilir bir firma olması lazım. Bu projeleri özellikle yurt dışına pazarladığımız için güven önemli.

Yatırımcı parayı getirirken biz ona gerekli banka teminatlarını sağlıyoruz. Yatırımcı da bankaya parayı bloke ediyor. Müteahhit ise, ürettiği ürünün karşılığında, belli bir oranda imalat aşamasına göre para serbest kalıyor. Böylece finans sağlamış oluyoruz. Yurt dışında da partnerlerimiz var. Bunlar da bizim ürettiğimiz projeleri pazarlıyorlar. Kendi imkanları dahilinde reklam yapıyorlar. Oralardan gelen müşterileri biz Türkiye'ye getiriyoruz. Otel, konaklama, havalimanında karşılama gibi çeşitli VIP hizmetleri de veriyoruz. Müşteriyi sattığımız projede ağırlıyoruz ve geri dönene kadar her şeyiyle ilgileniyoruz. Gelen müşterimiz aldığı daireden %25-30 kâr da sağlıyor, orta ve uzun vadede ne kadar kâr edeceğini biliyor.

Türkiye’de birçok gayrimenkul projesi var. Sizin satışlarınız ne durumda?

Türkiye'de ihtiyaçtan fazla konut üretilmeye başlandı. Çoğu müteahhit ve konut projesi üreten firmalar zor dönemler geçiriyor. Satışlar çok düştü. Biz buna rağmen, geçen sene 2 projenin %75'ini sattık. 2 bin dairenin 1300-1400 tanesini sattık diyebilirim. Kuveyt ve Dubai pazarımız var. Buralarda bizim bayi ağlarımız var. Irak, İran ve Ürdün gibi ülkelerde de satışlarımız başladı. Hemen her sene 6 ülkede fuarlara stand açıyoruz. Bu standları açarken, proje tanıtımlarımızda Türkiye'yi de tanıtıyoruz. Çoğu ülke Türkiye'yi tanımıyor. Emlak sektörünü gerçekten bir yere taşımak istiyoruz. Bu sene CNR Emlak Fuarı'na katılanlarda %30'luk bir düşüş olmasına rağmen talep daha fazla. Eski müşterilerimiz de gelip bizi ziyaret ediyorlar.


İkinci el satış ofisleriniz var. Bu ofislerde ne iş yapıyorsunuz?

15 yıldır 8-10 tane büyük ölçekli proje pazarladım. Bu projelerin  %65'ini kârlı sattım ve alan müşterilerim kâr ediyorlar ve dönüp tekrar pazarlıyoruz. İkinci el ofislerimizde bu işlemi gerçekleştiriyoruz. Dolar ve Euro'nun geldiği durum ortada. Müşteri kitlemiz, son 5 yıldır Arap ülkeleri ağırlıklı. Durum böyle olunca üretim de çok oluyor. Esenyurt, Beylikdüzü, Yakuplu gibi bölgelerde birçok proje üretiliyor. Pazar payımız geniş olmasına rağmen, bir o kadar da daralıyor. Bunun sebepleri arasında maliyetlerin artması bulunuyor. Yurt dışında Dolar yükselmesine karşın talep azalmaya başladı. Eskisi gibi düşük fiyat bulmak çok zor. Biz bunu yok saydık. Müteahhite diyoruz ki, "Gelin az maliyetten finans sağlayalım, siz de az maliyetten proje yapın" ve ortaya güzel şeyler çıkıyor.

Az maliyeti nasıl sağlıyorsunuz?

1 milyonun üstündeki finans için konuşuyorum. Normalde müteahhit kârı Türkiye'de %30'lardadır. Hatta  %50'lere kadar geliyor. Net ve brüt arasında fark var. Biz, müteahhitle çalışırken netle brüt arasındaki farkın %15-20'yi geçmemesini sağlıyoruz. Bir de, projelerde akıllı ev sistemleri kullanıyoruz. Maliyetleri minimize etmek adına nakit çalışıyoruz. Alıcı parayı verirken, Türkiye'de proje üretilirken kazanayım istiyor. Biz de müteahhite %15 kazan diyoruz, fakat %15 kârının garantisini de veriyoruz. Kalan %15 kârı da yatırımcıya veriyoruz. imalattan ve satıştan kazandırıyoruz.

Bu yatırımın Türkiye ayağı nedir? Türkiye'de de satışlarınız devam ediyor mu, Türk yatırımcılara da proje sunumu yapıyor musunuz?

Türk yatırımcılarımız da var. Onlara da bu modellemeyi yapıyoruz. Ancak maalesef Türkiye'de maddiyat açısından şöyle bir durum var; aracı kurumla yürümek yerine kendi işini yapmak istiyorlar. İşe başlıyorlar fakat satışta sıkıntı olunca tekrar bize geliyorlar. Ben şunu söylüyorum, bugün inşaat yapmış olsanız %15-30 arası kâr edersiniz. Ben de, o %30'u garanti ediyorum zaten.

Yatırımcı ve müteahhitin aldığı riskler neler? Nasıl problemlerle karşılaşıyorsunuz?

Maalesef Türkiye'de yabancı yatırımların yaklaşık %55'inde yatırdığım paranın karşılığını alabilecek miyim kaygısı var. Bizim Ar-Ge yapan bir firmamız ve hukuk büromuz da var. Müteahhit teminat karşılığı bu parayı Türkiye'ye getiriyor. Kâr oranını, piyasa ve emsal fiyatlara göre %40'ın altına mâl ediyoruz. %15 oranında da müteahhit kendi kârından feragat ediyor. Yani gerçek değerden, %35 altına yatırımcıya mal sunuyoruz. Yatırımcı da parasını Türkiye'ye kanalize ederken, müteahhit firmaya verirken hakediş diliminde veriyor. Dolayısıyla sıfır risk. Her şey bizim kontrolümüzde gerçekleşiyor. Üretici de, yatırımcı da bizim kontrolümüz dışına çıkamıyor.

Yurt dışındaki firmalarla çalışmalarınızı nasıl sürdürüyorsunuz?

Estate Republic olarak markamıza franchise talepleri geliyor. Şimdilik bayilik sistemiyle çalışıyoruz. Örneğin, Dubai'de bizim çalıştığımız 3 ana bayimiz var. Ben bu bayilere, Türkiye'deki hukuk, gayrimenkul hukuku ve kat mülkiyet kanunları gibi bütün bilgileri veriyorum. Oradaki bayimin bir müşterisi daire alacağı zaman, bütün avukatlık hizmetleri, piyasa araştırması ve alım-satım hizmetlerini biz yapıyoruz. Türkiye'deki emlak sektöründen çok farklı bir zihniyetimiz var. İlerleyen dönemlerde satışlarımızı, emlak sektöründeki hizmetleri üst düzey hale getirdikten sonra Türkiye'de franchise vermeye başlayacağız. Bizden marka alan kişi bizim bir ortağımız olacak. Ortağımız da Türkiye ve yurt dışında pazar payına sahip olacak. 

2017 yılından beklentiniz nedir?

Önümüzdeki yıldan daha umutluyum. Seçimden sonraki 2 yıl bir gerileme vardı. Buna rağmen biz satışlarımızın tirajlarını düşürmedik. Bizim firma olarak yurt dışında pazar paylarımız yüksek. Geleceğe yönelik, bizim hızlı değil, yavaş ve kaliteli projelere ihtiyacımız var. Ayrıca üretim maliyeti düşük olan projelere ihtiyacımız var. İnşaat konusunda dur durak bilmiyoruz. Her ay büyük ölçekli 4-5 proje yapılıyor. Bunlar yapılırken altyapı sıkıntıları yaşanıyor. Yollar yetmiyor ancak buna rağmen umutluyuz. Yapılacak olan projeleri eski hızda satacağımızı düşünüyorum.

 

 


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
banner12
banner29

Bakan Çelik: "Tarımsal Sit Alanına Çivi...
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, tarım arazilerindeki daralmaya yönelik, "“Şu an...

Haberi Oku