banner32
    21 Ocak 2017 Cumartesi  Mobil Künye Sitene Ekle İletişim


EMLAK GÜNDEMİ:
'Hedefimiz Piyasa Mimarlığı Değil Konsept Mimarlık!'
Kendinizden bizlere biraz bahsedebilir misiniz?

1959 yılında Kastamonu İnebolu’da, 5 kardeşin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldim. İlkokul, ortaokul ve lise dahil olmak üzere çocukluğum burada geçti. Ailem ticaretle ve aynı zamanda turizmle uğraşıyordu. Ben kendi otelimizde garsonluk, komilik yaparak büyüdüm. Gelen müşterinin valizini taşırdım, bahşiş alırdım, müşteriye kahve yapardım. Plajlarda poğaça ve çiklet satardım. Ben ticareti ve insan ilişkilerini küçük yaşlarda öğrendim. 10 yaşımdayken babamı kaybettim. İki ağabeyim işlerin başına geçti ama aralarında anlaşmazlık çıkınca yavaş yavaş babamın bıraktığı imparatorluk çökmeye başladı. 1979 yılıydı, aynı sene ben Edirne’de Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’ni birincilikle kazandım. Her ne kadar çocukken mimar olmanın hayallerini kursam da, amacım mimar olmak değil, üniversiteyi bitirdikten sonra işlerin başına geçmekti. Üniversite bittiğinde İnebolu’ya geri döndüm. Ablam ve rahmetli annem bana, “Oğlum buralarda durma, İstanbul’a git” demesiyle İstanbul hikayem de başlamış oldu. 


İstanbul’a gelince AE Mimarlık’ı mı kurdunuz? 

Zamanında Kadıköy’ün en önemli mimarlık ofislerinden birinde 8 sene boyunca çalıştım ve daha sonra 1991 yılında AE Mimarlık’ı kurdum. O günden bugüne tam 25 yıl geçti ve ben hâlâ projeler üretmeye devam ediyorum. Bu mesleğe adım atarken amacım paradan çok insan kazanmaktı ve sanırım bu amacıma ulaştım. 25 yıldır insana yatırım yapıyorum ve birçok dost kazandığıma inanıyorum. Çeyrek asrı deviren bir mimarlık şirketi olduk ve kurulduğumuz günden beri proje üreten mimarlık şirketleri arasında önemli bir yerde duruyoruz. Günümüzde mantar gibi çoğalan mimarlık şirketlerine rağmen inşaat firmalarının en çok güven duyduğu mimarlık ofislerinden biri olmanın gururunu yaşıyoruz. 

AE Mimarlık bu zamana kadar hangi projelere imza attı? Şu an devam eden yurt içi/yurt dışı projeleriniz nelerdir?

Kurulduğumuz günden beri yurt içinde ve yurt dışında (konut, villa, iş yerleri, alışveriş merkezleri, eğitim, sağlık ve turizm gibi…) milyonlarca metrekareye imza attık. Evim Kadıköy, Seyr-i Adalar, DoubleTreeby Hilton Moda, Ofisim İstanbul, Panorama Park Moda, Kale Bodur İş Merkezi, Doğa Koleji Çamlıca, Doğuş Üniversitesi, Nautilus AVM renovasyonu, Bostancı City, Vitrin Kozyatağı, Bumerang Kartal gibi birçok projede imzamız bulunuyor. Yurt dışında da Irak Erbil’de 2000 konuttan oluşan bir yerleşke, Süleymaniye’de 600 konut ve AVM, Tacikistan Duşanbe’de AVM ve kültür merkezi, Ukrayna Kiev’de iş merkezi, Bukovel’de de dağ evleri, Kazakistan, Kırgızistan, Mısır, Arnavutluk ve Saraybosna’da eğitim ve çeşitli tesisler yaptığımız projeler arasındadır. Son 4 yıldır yoğun olarak özellikle Kadıköy’de bina yenileme projelerinde çalışmaktayız. Çok yoğun olduğumuzdan dolayı bazı projeleri geri çevirmek zorunda kalıyoruz. 2016 yılında 100’ün üzerinde projeyi hayata geçirerek oldukça verimli bir dönem yaşadık. Elimizdeki projelerin yüzde 90’ını Bağdat Caddesi ve civarında gerçekleştiriyoruz. Özellikle Anadolu Yakası'ndaki müteahhitlik firmalarının yarısıyla çalışıyoruz. Ayrıca Zeytinburnu’nda bir rezidans projesi, Gaziantep’te konut, AVM ve ofislerden oluşan bir konsept proje, memleketim olan Kastamonu’da kültür merkezi, yer altı otoparkı, çarşı projeleri, çevre düzenleme ve park projeleri üzerinde çalışma yapmaya devam etmekteyiz. Şu anda Sanko İnşaat, Birgen İnşaat, Aydoğan İnşaat, Merttaş İnşaat, Asce&Kıral, Taşyapı, Oran İnşaat, Kosifler Yapı, Çakoğlu İnşaat, Ferko, Odak, İnanlar-Uranüs Group, MSK Hisar İnşaat, Ulusoy İnşaat,  Alker İnşaat, Demirland, Oflaz Grup, Başarır İnşaat, Yüksel Yapı, Ak Yapı, Yurtbay Seramik, Genç Yapı gibi inşaat firmalarına etüt ve projelendirme hizmeti veriyoruz. 

Bir inşaat firmasıyla anlaştığınız zaman, projelerinizde neleri ön planda tutuyorsunuz?

Bizim görevimiz insanların yaşam tarzına göre proje geliştirmek. Ben o evde yaşayacak insanların ne istediklerine bakıyorum. Örneğin; 3+1 daire yapıyorsak “gündüz” denilen kısmı, yani salonu, mutfağı ve bir tane odayı antreye baktırırız. Diğer 2 odayı ve banyoyu “gece” kısmına baktırırız. Aslında ben hem gelen misafir için hem evdeki bireyler için bütün odalara banyo koydurma taraftarıyım ama isteğe göre davranıyoruz. Ne yazık ki, mimar olarak her istediğimizi yapamıyoruz. Çünkü imar yönetmeliğinin verdiği kurallar var ve o kurallara uymak zorundayız. AE Mimarlık olarak yaptığımız projenin, o caddedeki siluete uyumlu ve en güzel yapı olmasını hedeflemekteyiz. 

AE Mimarlık’ı bu kadar farklı kılan nedir? 

Biz, yaptığımız yapıların öncelikle işlevselliğine önem veriyoruz. Net alanın, brüt alana oranına dikkat ediyoruz. Yani mümkün olduğu kadar kayıp alansız projeler üretiyoruz. Bizim projelerimiz yatırımcıları ve mal sahiplerini zarardan kurtarıyor ve yatırımcılar ortak alanların yerine kendi dairelerinde kullandıkları alanların parasını ödüyorlar. Bunun yanında yaptığımız binaların detaylarına önem veriyoruz. İddialı cephe tasarımlarına imza atıyoruz ve o yüzden fark ediliyoruz. Bu da yaptığımız işleri ön plana çıkarıyor. Artık Cadde’de farklı bir bina gören herkes, o binada AE Mimarlık’ın imzası olduğunu biliyor. 
  
Sizin, “İşte benim hayatımın dönüm noktasıydı” dediğiniz an neydi?

Kadıköy bölgesinde iş çevremizdeki herkes, beni önce “İbrahim Bodur’un mimarı” olarak tanıdı. Rahmetli İbrahim Bodur’a çok şey borçluyum. İbrahim Bey’e, İstanbul’da konut iş merkezleri ve Çanakkale’de otel projeleri tasarlamıştım. İbrahim Bey yaptığım bütün tasarımları beğendi ve bu tasarımların hepsi uygulandı. Bu yüzden ilk olarak hayatımdaki dönüm noktam 1993 yılında İbrahim Bey ile tanışmamdır. Diğer dönüm noktam ise 2005-2010 yılları arasında Kocaeli, Sakarya, İstanbul ve Edirne’de Yüksek Anıtlar Kurulu üyeliği yapmamdır. 

Başarı için şansa mı inanırsınız? Yoksa çok mu çalışmak gerekiyor? 

Rahmetle bir kez daha İbrahim Bodur’u anarak onun bana verdiği 3 öğüdü sizinle de paylaşmak istiyorum: “Başarılı olmak istiyorsan, çok çalışacaksın. 24 saat sana yetmeyecek. Dürüst olacaksın. Şartlar ne olursa olsun dürüst olmaktan vazgeçmeyeceksin. Şansın olacak. Sen çalışkan ve dürüst olduğun sürece şansın hep yanındadır. Bu 3 öğüdümü unutma!” Bu öğütler benim hayat felsefem oldu. Tabii ki şans olmak zorunda ama şansı, siz çalışkan ve dürüst olduğunuz sürece yaratıyorsunuz. 

Şu an bulunduğunuz konuma gelmek için ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Mimarlık piyasasında çok fazla rakibimiz olduğu için piyasada kendimize yer bulmamız, iş yapmamız çok zordu. Piyasada iyi mimar anlayışı sadece çizgide değil, işi sonlandırma kabiliyetinde yattığından, başarılı olmak için sosyal çevrenin çok kuvvetli olması gerekiyordu. Anadolu’dan gelen bir kişi olarak, o çevreye girmek çok kolay olmadı. İnsanlara güven vermemiz gerekiyordu. Bunu sağlayıncaya kadar tabii ki zorluklar yaşadık. İnsanlar yaptığımız çalışmaların sonuçlarını gördükçe, o güven ortamını yarattık ve istediğimiz sosyal çevreyi oluşturduk.

Kendi işinizi kuracağınızı hayal ediyor muydunuz?

Evet, zaten iş hayatına bu hedef doğrultusunda atıldım ve farklı mimarlık ofislerinde çalışmayı tercih etmedim. 1983’den 1991 yılına kadar çalıştığım ofisin dışında başka ofislerden daha cazip teklifler almama rağmen mevcut konumumu korudum. 1991 yılında çalıştığım ofisten ayrılmamın ana nedeni kendi ofisimi kurmaktı. 

Vazgeçilmezleriniz nelerdir?

İş hayatımda önce insana değer vermek olmazsa olmazlarımdandır. Manevi anlamda doğru iletişim kurulduğunda ticaret zaten arkasından gelir felsefesiyle hareket ediyorum. Sektördeki farklı duruşumuz bizi özel kılıyor. Çalışkan olmamız, dürüst olmamız, hem beni hem de firmamı ön plana çıkarıyor. İnsan hayatta her şeyini kaybedebilir ama kişiliğinden asla vazgeçmemeli. Çünkü kişiyi özel kılan, hayattaki duruşudur. “İş dışında vazgeçemedikleriniz var mı?” diye sorarsanız da; başta ailem, çeşitli antika objeler biriktirmek ve BJK de vazgeçilmezlerim arasındadır.

Gelecek hedeflerinizde neler var? AE Mimarlık için nasıl bir yol planı çizdiniz?

Gelecek hedeflerimin başında, AE Mimarlık’ı kurumsallaştırmak bulunuyor. Piyasa mimarlığından sıyrılıp daha konsept mimarlığa yönelmek, ruhsat projelerinin yanı sıra uygulama projelerinin içerisinde daha fazla yer almak hedeflerimin sadece birkaçı. Ayrıca artık sınırlarımızı biraz genişletmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden yakın bir zamanda belirlediğimiz bir ülkede mutlaka bir ofis açacağız.

Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi almak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz. 

www.aemimarlik.net


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
banner48
banner45

Japonlar Çanakkale Köprüsü'nde ısrarcı!
Japonya’nın Ulaştırma Bakanı Keiichi Ishii, Ankara temasları esnasında, Çanakkale 1915 Köprüsü'nün...

Haberi Oku